Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26086 E. 2025/4819 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26086
- Karar No
- 2025/4819
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/313 E., 2020/671 K. SUÇLAR : Firar (iki kez) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiin 11.02.2013-17.07.2013 tarihleri arasında firar suçundan kurulan mahkûmiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden; dava dosyasının daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, hükmün Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmesi nedeniyle istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Sanık müdafiin 25.11.2012-09.02.2013 tarihleri arasında firar suçundan kurulan mahkûmiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, kararın sanık müdafiin yüzüne karşı tefhim edilmesinden sonra 08.07.2020 tarihinde geçerli hastalık raporu nedeniyle temyiz talebinde bulunulamadığı ileri sürülerek temyize engel durumun ortadan kalmasından itibaren yedi gün geçmeden 09.07.2020 tarihinde eski hale getirme ve temyiz isteğinde bulunulması nedeniyle eski hale getirme talebinin kabulü ile sanık müdafiin temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Sanık Müdafiin 11.02.2013-17.07.2013 Tarihleri Arasında Firar Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesinin "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un Geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, buna göre bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 322/4-5-6 madde fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağı, 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin uygulanacağı cihetle, Sanık hakkındaki iddianamenin 12.03.2014 tarihinde düzenlendiği, sanık hakkındaki yargılamanın Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2018 tarihli 2017/994 Esas, 2018/229 Karar sayılı birleştirme kararıyla temyize konu dosya ile birleştirilerek hakkında 01.07.2020 tarihli incelemeye konu iş bu dosya ile ilk kez hüküm kurulduğu, 11.02.2013-17.07.2013 tarihleri arasındaki firar eylemine ilişkin dava dosyasının daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra 01.07.2020 tarihinde verilmiş olan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı, kanun yolu incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiği anlaşıldığından, bu suçtan istinaf incelemesinin yapılması için dosyanın görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesine gönderilmek üzere Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II- Sanık Müdafiin 25.11.2012-09.02.2013 Tarihleri Arasında Firar Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 25.11.2012-09.02.2013 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.