Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/21301 E. 2022/16981 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21301
Karar No
2022/16981
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

I- Katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Dosya kapsamına göre, başka bir soruşturmada ele geçirilen kaçak sigaraların sanık ... Süsen’e ait depodan temin edildiği bilgisi üzerine, sanık ... Süsen’e ait evin eklentisinde yapılan aramada, toplam 2.700 karton bandrolsüz ve kaçak sigaranın ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık ...’ın suça konu sigaraları, diğer sanık ...’nın emanet bıraktığı yönünde savunmada bulunmuş ise de, sanığın bilgisi dahilinde bırakıldığı anlaşılan kaçak sigaraların sanığa ait evin eklentisinde ele geçirilmiş olması karşısında, sanık ...’in kaçak eşyayı ticari maksatla bulundurduğu ve atılı suçu işlediği gözetilmeden, mahkumiyeti yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmalara itibar edilmek ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

II- Sanık ... ile katılan ... İdaresi vekilinin mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;

Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesi’ne ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkralarının somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak

suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

Kabule göre de;

1- TCK'nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. - 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Sanık hakkında hem hapis, hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,

3- Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

4- Davaya katılan olarak kabulüne karar verilen Gümrük İdaresi kendisini vekille temsil ettirmesine karşın, katılan adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi,

Yasaya aykırı, sanık ... ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/21301, K. 2022/16981, T. 24.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-21301-e-2022-16981-k-2c14f0cc5e8c