Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/19996 E. 2024/5327 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19996
- Karar No
- 2024/5327
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/142 E., 2020/627 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine, denetim süresi dolmasına rağmen bildirimde bulunulduğuna ve hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE ... ve ... plakalı araçlarla kaçak orman emvali getirileceği ihbarı üzerine orman muhafaza memurları tarafından bahse konu araçların emval yüklü halde Osmaniye istikametine doğru indiklerinin görüldüğü, ... plakalı araç içindeki şahısların aracı terk ederek orman içine kaçtıkları, diğer aracın ise takip sonucu emvalleri boşaltılmış ve terk edilmiş halde yakalandığı ve 33 kental orman ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. ... plakalı araca ait ruhsat bilgisi dosyada mevcut olup aracın ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Sanık savunmalarında, olay tarihinden önce aracı ... isimli şahıstan satın aldığını ve senet düzenlediğini, aracı sanayide muayene ettirdikten sonra sahibine teslim ettiğini, kaçak orman emvali nakletmediğini beyan etmiştir. Tanık ..., olay tarihinden önce aracını sanığa sattığını, sanığın devri 5-6 gün sonra alacağını söylediğini, bu hususta senet yaptıklarını, olay tarihinde aracının sanıkta olduğunu beyan etmiştir. Suça konu orman emvali üzerinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, ele geçen emvalin yakacak nitelikte olduğu, emvalde damga izine rastlanmaması ve nakliye tezkeresi ibraz edilemediğinden kaçak nitelikte olduğu, emvalin dikili haldeki ağaçlardan elde edildiği tespit edilmiştir. Sanık hakkında 6831 sayılı Kanun''un 91 inci maddesine muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Ancak; Davanın dayanağını oluşturan ve 6831 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tutanağına göre ihbar üzerine takip edilen emval yüklü aracın terk edilmiş halde bulunması, suça konu emval üzerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ele geçen emvalin kaçak nitelikte olduğunun tespit edilmesi ve sanığın ağaç kestiğine dair bir ikrarının da bulunmaması karşısında, sanığın eylemin 6831 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun önödemeyi düzenleyen 75 inci maddesinde yapılan değişiklik sonucu, 6831 sayılı Kanun'un 108 inci maddesine aykırılık suçunun önödeme kapsamına alındığı ve Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas 2020/33 Karar sayılı iptal kararları ile 7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş olmakla; sanık hakkında önödeme prosedürü ve basit yargılama usulünün uygulanarak, sonucuna göre hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; 1.Bilirkişi raporu ile suça konu emvalin yakacak nitelikte olduğu tespit edilmesine rağmen sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Sanık hakkında, "Sanığın adli sicil kaydında daha önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının olması nedeniyle sanık hakkında verilen cezanın 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına," şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişiklikten önce işlenen suçlarla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden sanık hakkında yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair hüküm kurulması, 3.Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.12.2019 tarihli ve 2017/12098 Esas, 2019/15890 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilen hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek, sanığın cezasının hapis cezasından çevrilen 1.500,00 TL ve doğrudan hükmedilen 300,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 1.500,00 TL ve doğrudan hükmedilen 160, 00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, 4.Müsadere talebi hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.