Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/19691 E. 2024/4806 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19691
Karar No
2024/4806
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/191 E., 2016/566 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Katılan vekili şikâyet dilekçesi ile sanık tarafından işletilen ... isimli iş yeri hakkında, hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur. Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/1159 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda ilgili iş yerinde sanığın hazır bulunduğu halde yapılan aramada, üzerinde pepee ibaresi bulunan iki adet oyuncak bebeğe el konulmuştur. Sanık hakkında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında; iş yerinin sahibi olduğunu, iş yerinde tespit edilen ürünleri ...'tan sipariş ettiğini, ürünlerin faturalarının bulunduğunu, toplu fatura olduğu için ürün markası gözükmemekte ise de sipariş formu ile sipariş edilen ürünlerin sabit olduğunu beyan etmiştir. Tanık V.K. beyanlarında, ... isimli iş yerinde eleman olarak çalıştığını, sanığın eşini tanıdığını, dönem dönem kendilerinden alışveriş yaptıklarını, suça konu ürünlerin kendilerinden faturalı olarak alınıp alınmadığına dair bilgisinin bulunmadığını, kendisine gösterilen belgenin kartvizit olduğunu ve fatura niteliği bulunmadığını, kendisine gösterilen bebeklerin benzerlerini sattıklarını ancak gösterilen bebeklerin kendilerine ait oyuncaklar olmadığını beyan etmiştir. Dosyada mevcut 07.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünün taklit olduğu ve iltibasa yol açacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Sanığa ait iş yerinde ele geçen ürün ve bilirkişi raporunda yer verilen tespitler uyarınca, aşağıda yer alan hukuka aykırılık nedenleri dışındaki temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/7. maddesinin; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında verilen hükmün bozulması gerekmiş, Kabule göre ise; Hapis cezası ertelenen sanığa, 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına dair ihtarın yapılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19691, K. 2024/4806, T. 06.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-19691-e-2024-4806-k-956bddf7c03c