Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/18272 E. 2025/15996 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18272
- Karar No
- 2025/15996
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2016/30 E., 2016/323 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ: 5490 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER: Beraat, idari para cezası TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, idari para cezası uygulanmasına yer olmadığı
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ... vekilinin hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılmakla, aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca katılma talebinin kabulüyle davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Her ne kadar, İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanıkların eylemlerinin 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun (5490 sayılı Kanun) 68/1-c maddesinde düzenlenen kabahati oluşturduğu kabul edilerek, sanıklar hakkında üzerlerine atılı 5490 sayılı Kanun'un 67/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden beraat kararı verilmiş ise de 5490 sayılı Kanun'un 68/1-c maddesindeki düzenleme "Adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyenlere 50 Türk lirası, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 1000 Türk lirası idarî para cezası, yurt içinde mülkî idare amirlerince, yurt dışında ise dış temsilciliklerce verilir." şeklinde olup, bu düzenleme ile kendi adres bildirim yükümlülüğü çerçevesinde gerçeğe aykırı beyanda bulunulması halinin kabahat olarak düzenlendiği, buna mukabil aynı Kanun'un 67/1. maddesindeki düzenleme "Gerçeğe aykırı yerleşim yeri veya cüzdan talep belgesi veren köy veya mahalle muhtarları ile herhangi bir işlem sebebiyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunanlar ve bunlara tanıklık edenler altı aydan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde olup herhangi bir işlem sebebiyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunulmasının suç olarak düzenlendiği, iddianamedeki anlatıma göre, sanıkların, katılanın ikametgahı ile ilgili nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle onun ikametgah adresini değiştirdikleri iddia olunduğuna göre, eylemlerinin 5490 sayılı Kanun'un 68/1-c maddesindeki kabahati değil aynı Kanun'un 67/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı belirlenmiştir.
Ancak; I. Sanık ... Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a maddesi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıkların savunmasının alındığı 15.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II. Sanık ... Yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 22.08.2025 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun Bayraklı İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.