Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/14099 E. 2025/6010 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14099
- Karar No
- 2025/6010
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/166 E., 2016/35 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1.Sanık ... hakkında beraat, 2.Sanık ... ve sanık ... hakkında mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan kurum vekilinin temyizinin nakil aracının iadesi kararına ve sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek yapılan sınırlı incelemede; 1.Sanık ...'ın aşamalarda alınan savunmalarında, sanık ...'un kendisini arayarak çevre illerden bal getirmek amacıyla aracını kendisine kiralamasını istemesi üzerine ..............plakalı aracı beş günlüğüne ...'a kiraladığını ve anahtarı teslim ettiğini, sanık ...'nu tanımadığını beyan ettiği, sanık ...'un sanık ...'ı tanımadığını, kahvehanede otururken tanımadığı şahısların konuşmalarından şoför aradıklarını duyması üzerine paraya ihtiyacı olan arkadaşı sanık ...'na şoförlük yapıp yapamayacağını sormak suretiyle aracı olduğunu beyan ettiği, sanık ...'nun 11.09.2014 tarihli talimat duruşmasında aracı sanık ...'dan teslim aldığını, 29.06.2015 tarihli duruşmada ise aracı sanık ...'dan teslim almadığını belirtmesi karşısında; sanıkların savunmalarının doğruluğunun araştırılması bakımından sanıklar ..., ... ve ...'ın suç tarihinde kullandığı telefon numaraları tespit edilip, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan sanıklara ait telefon numaralarının suç tarihi ve 5 gün öncesine ait baz istasyon bilgileri ile HTS kayıtlarının getirtilerek özellikle olay tarihinde olay yerinde ve aynı baz istasyonunda sinyal alıp almadıkları, aralarında telefon görüşmesi bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre sanıklar ... ve ...'ın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıklar ... ve ...'nun eylemlerinin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre ise; 1.İddianamede müsaderesi talep edilmeyen nakil aracı hakkında değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi, 2.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Katılan ... İdaresi lehine karar tarihi itibariyle verilen vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin sanıklardan eşit oranda alınmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafi, sanık ... ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,28.04.2025 tarihinde karar verildi.