Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/12103 E. 2024/11969 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12103
- Karar No
- 2024/11969
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/24 E., 2015/581 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER :1.20.05.2014 tarihli eylem nedeniyle mahkûmiyet, eşya müsaderesi 2. 30.12.2014 tarihli eylem nedeniyle beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın Hakkında Verilen Mahkûmiyet Kararına, Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık Hakkında Verilen Beraat ve Mahkûmiyet Kararlarına İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Birleşen dosyada 30.12.2014 tarihinde sanığın işlettiği işyerinde ihbar üzerine Maliye denetmenlerince yapılan kontrolde, beş adet şeffaf poşette paketlenmiş halde içi tütün ile doldurulmuş 100 adet makaron, ana dosyada 20.05.2014 tarihinde aynı işyerinde arama kararı ile yapılan aramada, raflarda satışa hazır vaziyette içi tütün ile doldurulmuş 400 adet makaron ve siyah poşetler içerisinde 8.130 gr kıyılmış tütün ele geçirildiği, dosyalarda bulunan bilirkişi raporlarında ve ek raporda makaronların yabancı menşeili olduklarının ve sanık tarafından her iki dosyaya ilişkin ibraz edilen 2015 yılına ait faturaların eşyayı temsil etmediğinin belirlendiği, rapora ekli fotoğraflarda makaronların bir kısmının "Eyma" ibareli kutularda bulunduğu, makaronların içinde bulunan tütünler ile ele geçen ve iddianameye konu edilen 8.130 gr kıyılmış tütün için yerli mi yabancı mı olduğu konusunda bir tespit yapılmadığı, 8.130 gr kıyılmış tütün için hükmün gerekçe bölümünde idari para cezası verildiği belirtilmesine karşın idari para cezası verildiğine ilişkin dosyada belge mevcut olmadığı anlaşılmakla; hem makaronların hem de içerisindeki kıyılmış tütünlerin yerli olduklarının tespiti halinde, sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8/5. maddesinde belirtilen ve idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı; makaronların yabancı menşeili, içindeki tütünlerin yerli olması halinde suç tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi; tütünlerin yabancı menşeili ancak makaronların yerli olması halinde 3/10. maddesi; hem makaronların hem de içlerindeki kıyılmış tütünlerin yabancı menşeili olduğunun tespiti halinde ise, sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi delaletiyle 5607 sayılı Kanun'un 3/5. ve 3/10. maddeler kapsamında olacağı cihetle; dava konusu makaronlar ve içerisindeki kıyılmış tütünler ile poşetlerde ele geçen kıyılmış tütünlerin yerli ya da yabancı menşeili olup olmadıklarının tespiti hususunda, makaronların markaları da dikkate alınarak alanında uzman bilirkişiden bu hususlara temas eden ayrıntılı ve tereddüte mahal bırakmayacak açıklıkta yeni bir rapor alınarak sonucuna göre; mahkûmiyet ya da kovuşturma konusu fiillerin suç oluşturmayıp kabahat sayıldığının anlaşılması halinde sanık hakkında beraat kararı verilmesinin ardından idari yaptırıma hükmedilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkûmiyet ve beraat kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, Kabule göre ise; Sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen ana dosyadaki suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eylemi için; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.