Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11998 E. 2024/6951 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11998
- Karar No
- 2024/6951
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/325 E., 2020/8 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
A. ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde Türkmen Petrol önünde kolluk görevlileri tarafından yapılan yol kontrolünde, saat 18.15 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın durdurulduğu, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın arka koltuk kısımlarının içerisinde ve bagajında toplam 330 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalarda, üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
A. ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, suçtan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.Sanık hakkında tayin olunan adlî para cezasının 24 eşit taksitle tahsiline karar verilirken, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
3.Sanığın sabıkasına esas ilamın kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR A. ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.