Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11775 E. 2023/11184 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11775
- Karar No
- 2023/11184
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/726E., 2019/698 K. SUÇ : 6831 Sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan müsadere hükmünün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sanık hakkında işgal ve faydalanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve bu karara dair itirazın kesin olarak reddedildiği, sonradan suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki 500 adet üzüm bağına ilişkin sehven karar verilmemiş olduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin 19.09.2014 tarihli müsadere talebine istinaden dosya mahkemece ele alınıp, Tarsus 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli tensiple verilen ek kararı ile 6831 Kanunun 93 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca suça konu yerde bulunan 500 adet üzüm bağının müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 27.03.2019 tarihli ve 2019/956 Esas, 2019/6293 Karar sayılı ilâmıyla, "Sanık hakkında işgal ve faydalanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve bu karara dair itirazın reddedildiği, sonradan suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki 500 adet üzüm bağına ilişkin sehven karar verilmemiş olduğu anlaşılmakla, 12/11/2014 tarihli ek karar ile dosya üzerinden duruşma yapılmadan 500 adet üzüm bağının müsaderesine dair karar verilmesi karşısında; sanık hakkında açılan davada müsadere talep edilmediğinden, ayrı bir müsadere davası açılması hususunda gereğine tevessül edilip, 5271 sayılı CMK’nun 256 ve 257. maddeleri gereğince duruşma açılmak suretiyle yapılacak aleni muhakeme sonucunda müsadere hususunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dosya üzerinden hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Tarsus 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, bozmaya uyularak duruşma açılıp 20.09.2019 tarihli kararı ile 6831 Kanunun 93 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca suça konu yerde bulunan 500 adet üzüm bağının müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, müsadere kararı verilebilmesi için belirli şartların gerçekleşmesi gerektiğine, verilen müsadere kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ödemesi yapılan vekâlet ücretine ek olarak vekâlet ücreti ödenmesi kararının hukuka aykırı olduğuna ve mahkemece re'sen tespit edilecek hususlardan ötürü hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Suç tutanağı, sanık savunmaları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, suça konu yerde bulunan üzüm bağının kesinleşmiş orman kadastro sınırında olduğu anlaşıldığından, üzüm bağının müsaderesine yönelik kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2019 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.