Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11348 E. 2024/10824 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11348
- Karar No
- 2024/10824
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2014/63 E., 2015/416 K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER :Beraat, mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmî onama, kısmî bozma Hazine vekilinin Gümrük İdaresi adına davaya katıldığı, İstanbul Muhakemat Müdürlüğünün dosyada katılan sıfatının bulunmadığı, hükme yönelik olarak İstanbul Muhakemat Müdürlüğü adına vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'nin temyiz sebepleri, kararın hukuka aykırı olduğuna, beraat talebine ilişkindir. II.GEREKÇE A.Şikâyetçi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin davaya katıldığı ve karardan haberdar olduğu halde, suçtan doğrudan zarar görmeyen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan İstanbul Muhakemat Müdürlüğü vekilinin temyiz isteminde bulunduğu nazara alınarak, vaki temyiz inceleme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olay tarihinde sanık ...'nin sürücülüğünü yaptığı ve diğer sanık ...'in yolcu olarak bulunduğu otomobilde gerçekleştirilen aramada, aracın arka koltuk ve bagaj kısmında 397 karton kaçak sigara ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Sanık ... savunmasında, ele geçirilen kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu beyan ettiği belirlenmiştir. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı belirlenmiştir. Ele geçen kaçak sigaralara yönelik alınan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit (KEMT) Varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre ''hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanıktan ticari miktarda ve mahiyette kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun'un ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. madde fıkrasının “23.” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı kanunun 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 3.Sanığın tekerrüre esas adlî sicil kaydının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği gözetilerek sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi, 4.5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrada sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği, adli para cezası için anılan Kanun'un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanık hakkında anılan Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, 5.Dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, 6.Suçta kullanılan nakil aracının kayden maliki ...'ın aracı galerici ...'dan satın aldıklarını ancak hasarlı olduğunu öğrenmeleri üzerine iade ettiklerini ve devrini vermediklerini beyan etmesi karşısında; ...'ın malen sorumlu olarak dinlenmesi ile iyiniyetli olup olmadığının tartışılması, iyiniyetli olmadığının tespiti halinde, aracın değeri ve taşıma kapasitesinin belirlenmesi, kaçak eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığının tespit edilmesi ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre, nakil aracının müsadere edilmesi halinde bu durumun işlenen suça göre daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olup olmayacağı hususları da gözetilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre aracın müsaderesi veya iadesi yönünden bir hüküm kurulması gerekirken yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde nakil aracının iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR A.Şikâyetçi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Muhakemat Müdürlüğü vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun(1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.