Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11086 E. 2025/2655 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11086
Karar No
2025/2655
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/118 E., 2015/261 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; 05.03.2015 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/3. maddesinde belirtilen 1 aylık yasal süresinden sonra 01.06.2015 tarihinde temyiz etmiş bulunan o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddi gerektiği anlaşılmıştır. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve sanık ...'un temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden 05.03.2015 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı Kanun'un 310/3. maddesinde belirtilen 1 aylık yasal süresinden sonra 01.06.2015 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İncelemesinde Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; sanığın sürücüsü olduğu araçta 6970 paket kaçak sigara ele geçirildiği olayda; sanık savunmasında sanık ... ile ... İlinde bulunan yükü Şereflikoçhisar'a taşıma karşılığında 400,00 TL bedelle anlaştığı, ele geçen eşyanın kaçak olduğunu bilmediğini savunmuş ise de; sanığın sigara olduğunu bildiği eşyayı almak için diğer sanık ... ile buluşma noktasına birlikte gittikleri, yakalama anında aracın sanığın sevk ve idaresinde olması, sanık ...'un kovuşturma aşamasındaki beyanları ve ele geçirilen sigaraların miktarı birlikte değerlendirildiğinde sanığın araçta kaçak sigara bulunduğunu bilmediği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği gözetilerek sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, III. Katılan Gümrük İdaresi Vekili ve Sanık ...'un Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İncelemesinde Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 26.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 27.02.2014 olduğu, UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre; sanık hakkında Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan Mahkemenin 2023/57 Esas sayılı dosyasında, suç tarihinin 30.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 09.10.2013 olduğu gözetilerek, Anılan dosyada sanığın eyleminin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın eylemlerini bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 3.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.Kendisini vekil ile temsil ettiren Gümrük İdaresi adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık ...'un temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11086, K. 2025/2655, T. 17.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-11086-e-2025-2655-k-655e580f69ae