Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/1824 E. 2023/10041 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/1824
- Karar No
- 2023/10041
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/176 E., 2015/440 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma A. Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi ... (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Katılan Vekili ile Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiin Temyiz İstemlerine Yönelik Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/717 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan kamu davasının, aynı mahkemenin 2015/176 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 2.Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve 2015/176 Esas, 2015/440 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, a.Sanıklar ... ve ...'ın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine; b.Suça sürüklenen çocuk ...'ın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince neticeten 1 yıl 8 ... hapis ve 60,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, numune olarak alınan 355 paket sigaranın müsaderesine ve tasfiye edilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet kararının usul ve Kanun'a aykırı olduğuna, yaşı ve hayat tecrübesinin göz önünde bulundurulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.22.10.2014 tarihinde devriye görevini ifa eden güvenlik güçleri tarafından, sanık ... adına kayıtlı ve suça sürüklenen çocuk ... tarafından işletilen, hediyelik eşya, tütüncülük faaliyetinde bulunan iş yerinde masa üzerinde gümrük kaçağı sigaraların olduğunun ve satış yapanın sanık ... olduğunun görülmesi üzerine, 487 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Ele geçirilen gümrük kaçağı sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya arasına alınmıştır. 3.Sanık ... aşamalardaki savunmalarında, iş yerinin resmiyette adına kayıtlı olmasına rağmen ağabeyinin oğlu ... tarafından işletildiğini, sigara olayı ile ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. 4.Sanık ... aşamalardaki savunmalarında, Salih'in dükkânında aylık 800,00 TL'ye 21.10.2014 tarihinde çalışmaya başladığını, sigaraların kendisine ait olmadığını, sigaraların kaçak olduğunu bilmediğini ve kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. 5.Suça sürüklenen çocuk aşamalardaki savunmalarında, iş yerinin kendisi tarafından işletildiğini, amcasının dükkânla bir alakasının olmadığını, sigaraları satmak amacıyla aldığını, Ali'nin sigaralarla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. IV. GEREKÇE A. ... Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verildiği üzere, olay yeri tutanağına göre hediyelik eşya ve tütüncülük faaliyetinde bulunan iş yerinde masa üzerinde ele geçirilen gümrük kaçağı sigaraları satışa sunan kişinin sanık ... olduğunun tespit edildiği ve sanığın aşamalardaki savunmalarında bahse konu iş yerinde çalıştığını kabul etmesi karşısında, üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde savunmanın aksini kanıtlayan, her türlü şüpheden uzak, ceza hükmü kurulmasına yeterli delil elde edilemediğinden bahisle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. D. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, suça sürüklenen çocuğun eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.03.2015 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/868 Esas sayılı dava dosyasında suç tarihinin 13.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.11.2014 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Suç tarihinde 18 yaşını tamamlamadığı anlaşılan yaşı ... sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmadığı gibi, alınmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeyerek, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına muhalefet edilmesi, 4.Suça konu gümrük kaçağı sigaraların tamamı hakkında müsadere kararı verilmesi gerekirken numune olarak ayrılanların müsaderesine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve 2015/176 Esas, 2015/440 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Gerekçe bölümünün (C ve D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve 2015/176 Esas, 2015/440 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.