Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2019/6845 E. 2022/17479 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/6845
- Karar No
- 2022/17479
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre suç için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 11.11.2014 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık ... hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Suça sürüklenen ... müdafii ile katılan ... İdaresi vekilinin mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise; Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk ...'ün eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, TCK’nun 66/2. maddesi gereğince bu sürenin 5 yıl 4 aya düştüğü gözetilerek, zamanaşımını kesen mahkumiyet hükmünün kurulduğu 26.06.2015 tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı tamamlanmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8.maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, kaçak olduğu anlaşılan dava konusu cep telefonlarının 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollaması ile 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 01.12.2022 tarihinde I nolu karar yönüyle oy çokluğuyla, II nolu karar yönüyle oy birliği ile karar verildi. KISMİ KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; birlikte suç işleyen sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan yargılama neticesinde, suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün sanık ... açısından zamanaşımını kesip kesmediği ve buna bağlı olarak inceleme süresi içerisinde dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği hususuna ilişkindir. 5237 sayılı TCK'nun 'Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi' başlıklı 67. maddesinin ikinci fıkrası; “Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde dava zamanaşımı kesilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan Kanun maddesinin özenle seçilen ve dava zamanaşımının kesilme nedenleri sayılırken madde metninde yer alan “şüpheli veya sanıklardan birinin”, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa” ibarelerinden kanun koyucunun “dava zamanaşımının sirayeti” ilkesini benimsediği ve bu nedenle iştirak hâlinde işlenen suçlarda dava zamanaşımının sanık bazında değil “fiile bağlı “olarak hesaplanması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, iştirak hâlinde işlenen bir suçun zamanaşımının kesilmesi, suçu işlediği iddia olunan kişiye ya da kişilere ilişkin olmayıp suç konusu fiile ilişkin olduğundan şeriklerden biri hakkında dava zamanaşımını kesen işlemler yapılmış ise haklarında madde metninde sayılan işlemler yapılmamış olan şerikler hakkında da dava zamanaşımı süresi kesilmiş olacaktır. Öğretide de benzer olarak; “5237 sayılı TCK sisteminde, dava zamanaşımı süresinin kesilmesinde nesnel ölçüt esas alınmıştır. Başka bir deyişle, kesme sebebinin varlığı hâlinde, dava zamanaşımının suçla ilgili olarak kesildiğini kabul etmek ve fakat bunu ilgili suç ortağına özgü kesilme olarak mütalaa etmemek gerekir.(Prof. Dr. Özgenç, İzzet, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 5. bası, Ankara 2010, s. 756-757)Suç iştirak hâlinde işlenmiş ise bir sanık hakkında dava zamanaşımını kesen nedenin tüm sanıkları etkileyeceği, böylece, şüpheli veya sanıklardan birinin, ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, hakkında tutuklama kararı verilmesi, onunla ilgili iddianamenin düzenlenmesi, mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde, haklarında soruşturma yapılmış veya yapılmamış tüm suç ortakları ile ilgili dava zamanaşımının kesileceği (Kayıhan İçel, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 4. bası, İstanbul 2017, s. 790-792) iştirak hâlinde işlenen suçlarda ortaklardan biri için dava zamanaşımının kesilmesinin diğer ortakları da etkileyeceği, yani onlar için de dava zamanaşımı süresinin kesileceği” (Berrin Akbulut, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 4. bası, Ankara 2017, s. 917) şeklindeki görüşlerle bu husus kabul görmüştür. Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kuruluda yerleşik kararlarında, 5237 sayılı TCK’da dava zamanaşımının sirayeti konusunda fiile bağlılığı esas alan nesnel ölçütün kabul edildiği vurgulanmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olayımıza baktığımızda; Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.05.2014 ve 03.06.2014 tarihli iddianameler ile, suç tarihinde sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... haklarında, 35 UF 8372 plakalı araç ile cep telefon bayilerini gezerek kaçak cep telefonu satışı yaptıkları bilgisinin alınması ve aracın Avea bayisi önünde görülmesi üzerine görevli polis memurlarınca aracın yanına gidildiğinde araç el freninin bulunduğu kısımda poşete sarılı cep telefonlarının olduğu görülerek sorulduğunda suça sürüklenen çocuk ...’ün İzmir ilinden aldığı 17 adet kaçak cep telefonu olduğunu beyan ettiği, sanık ...’in aracı kullanan kişi olup, vites kutusu üzerindeki telefonların kaçak olduğunu ve bu telefonların işletmelere satılacağını bilerek eyleme iştirak ettiğinden bahisle haklarında TCK’nun 37/1,5607 sayılı Kanun’un 3/5. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2015 tarihli ve 2014/164E.-2015/417 sayılı kararı ile; sanık ... hakkında beraat, suça sürüklenen çocuk ...’ün ise mahkumiyetine karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan idare vekili tarafından karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulmuştur. Sanık ... yönünden 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre dava 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan,12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunmaktadır. İştirak hâlinde işlenen bir suçun zamanaşımının kesilmesi, suçu işlediği iddia olunan kişiye ya da kişilere ilişkin olmayıp suç konusu fiile ilişkin olduğundan şeriklerden biri hakkında dava zamanaşımını kesen işlemler yapılmış ise haklarında madde metninde sayılan işlemler yapılmamış olan şerikler hakkında da dava zamanaşımı süresi kesilmiş olacaktır. Bu itibarla, suça sürüklenen çocuk ile eylem ve fikir birliği içersinde fiili işlediği iddia olunan sanık ...’ın savunması 11.11.2014 tarihinde alınmış ise de, suça sürüklenen çocuk ... hakkında mahkumiyet kararı 26.06.2015 tarihinde verildiği hususu dikkate alındığında şerik olan sanık ... bakımından zamanaşımı süresini son kesen sebebin 26.06.2015 tarihinde suça sürüklenen çocuk ...’ün mahkûmiyet kararı olduğu gözetilerek, bu tarihten sonra inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmediği kabul edilmelidir. Bu itibarla, dava zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilmeksizin, sanık ... hakkında savunmasının alındığı 11.11.2014 tarihinden itibaren TCK'nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğundan bahisle bu sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince Düşürülmesine karar verilmiş olması nedeniyle I nolu karar yönüyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.01.12.2022