Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2013/8223 E. 2013/17602 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/8223
- Karar No
- 2013/17602
- Karar Tarihi
Eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ithal etmek suçundan sanık ...'ün 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/1 ve 62.maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 1000 gün adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Bakırköy 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2012 tarihli ve 2010/15 esas, 2012/1626 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, Bakırköy 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2012 tarihli ve 2010/15 esas, 2012/1626 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine ilişkin BAKIRKÖY 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 04.01.2013 tarihli ve 2012/1048 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 29.03.2013 gün ve 20944 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2013 gün ve KYB. 2013-131893 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının mahkemesince kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, giderilebilecek somut kamusal herhangi bir maddi zararın oluşmayacağı gibi diğer şartlar da mevcut olduğundan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin usul ve yasa hükümlerine uygun olduğu dikkate alındığında, itirazın reddi yerine kamusal maddi zararın giderilip giderilmediğine dair tereddüt oluştuğundan bahisle yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması objektif koşullarından olan, cezanın miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması ve suçtan zarar meydana gelip gelmediğinin tespiti ile sınırlı olmak üzere işin esası incelenebilir. Somut olayda fiil teşebbüs aşamasında kalsa da, dava konusu eşyanın değeri düşük gösterildiğinden, gümrük vergi ve resimlerinin eksik ödenmesi söz konusu olup, kaçakçılık suçunda teşebbüs aşamasında kalınsa da tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağı cihetle ve suç konusu eşya da kaçağa kaldığından, olayda kamu zararı oluşmuştur. Bu nedenle itiraz merciince verilen hüküm yerinde görüldüğünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebini içeren ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden REDDİNE, 19.06.2013 günü oyçokluğuyla karar verildi. Muhalif Muhalif KARŞI OY İtiraz mercii işin esasına giremiyeceği halde esasa girerek teşebbüs hükmünün uygulanmaması neden gösterilerek, ayrıca Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 18157 sayı ve 22.07.2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralımı nedeniyle ve suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilerek idarenin zararı olmadığı da gözetilerek kanun yararına bozma talebinin kabulü gerektiği görüşüyle çoğunluğun red kararına katılmıyorum. Muhalif Üye KARŞI OY Dairemizin kabulüne göre kaçakçılık fiilinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması için koşullardan biri olan zararın karşılanması hususu ödenmesi gereken vergilerin toplamı olup, somut olayda suç teşebbüs aşamasında kaldığından ve suçtan dolayı maddi bir zararın meydana gelmesi de söz konusu bulunmadığından kanun yararına bozma talebinin kabulü gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.