Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2013/1447 E. 2013/10127 K. – Zimmet Ve Kamu
Konu: Zimmet Ve Kamu Kurumunu Dolandırma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/1447
- Karar No
- 2013/10127
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet Ve Kamu Kurumunu Dolandırma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet ve kamu kurumunu dolandırma HÜKÜM : Hükümlülük, beraat ve ortadan kaldırma Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Katılan vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki, O yer Cumhuriyet Savcısının sanıklar ... ve ... hakkındaki ve sanıklar ... ile ... müdafiilerinin bu sanıklar hakkındaki hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 1- 26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4. Madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26. Maddesinin 1. Fıkrasının 2. Bendindeki "22. Maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer Ağır Ceza Mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. Ağır Ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiş, 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. Maddesinde de 4389 sayılı Kanunun, 5020 sayılı yasanın 26. Maddesi ile değişik 24/4. Maddesindeki düzenlemenin korunduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK.nun 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiği gözetilip görevsizlik kararı verilerek dosyanın İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi, 2- 25.11.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. ve 5. fıkraları uyarınca, ... Bankası, ... Bankası ve ... Bankası ile birlikte özel hukuk statüsüne tabi tutularak, anonim şirket haline dönüştürülmek suretiyle, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK'lerin uygulanması olanağı ortadan kaldırılmış, bu suretle de anılan banka personelinin memur gibi cezalandırılmaları olanaksız hale getirilerek, bu personelin zimmet ve nitelikli zimmet eylemleri nedeniyle, 765 sayılı TCY'nın 202. maddesinin tatbik yeteneği ortadan kaldırılmış ise de, anılan değişiklikle, banka mensuplarının bu tür eylemleri, suç olmaktan çıkarılmamış, banka aleyhine gerçekleştirdikleri zimmet ya da nitelikli zimmet eylemleri 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22. maddesinin 3. fıkrası ve 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 160. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile yaptırım altına alınmıştır. 765 sayılı TCY'nın 2/2. maddesinde öngörülen "sonradan yürürlüğe giren yasanın, lehte hükümler taşıması durumunda önceden işlenen suçlar yönünden de, tatbik ve infaz edileceği" kuralı gereğince, 25.11.2000 tarihinden önce Türkiye Ziraat Bankası personelinin işlemiş olduğu zimmet suçlarında 4389, 5411 ve 765 sayılı TCY'nın 202. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak, lehe olan yasa hükümleri uygulanarak hüküm kurulması gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan ve kamu görevlilerine özgü zimmet suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 247. maddesinin tatbiki suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, 3- Sanıklar ... ve ...'ın ... Bankası İzmir ... Şubesindeki 1997-1999 yılları arasındaki eylemleri nedeniyle İzmir C.Başsavcılının 18/02/2000 tarihli iddianamesi ile dava açıldıktan sonra sanık ..., ... ve ...'ın ... Bankası İzmir ... Şubesindeki 1993-1999 yılları arasındaki eylemleri nedeniyle İzmir C.Başsavcılının 31/10/2000 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının temyize konu dosya ile birleştirildiği, yine sanık ...'nın ... Şubesindeki bu eylemlerinden sonra ... Bankası İzmir ... Şubesine atandığı ve bu şubede de benzer eylemleri gerçekleştirdiği iddiası ile diğer sanık ... ile birlikte haklarında zimmet suçundan İzmir C.Başsavcılığının 22/08/2000 tarihli iddianamesi ile İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine 2000/103(daha sonra 2001/374 esas) esas sayılı kamu davasının açıldığı, ayrıca sanıklar ..., ... , ... , ... , ... ve ... hakkında İzmir C.Başsavcılığının 09/02/2001 tarihli iddianamesi ile İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine açılan 2002/512 esas sayılı davanın İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/374 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, birleşen İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/512 esas sayılı dosyası kapsamında verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24/11/2005 tarih ve 2005/2289-12181 E.K sayılı kararı ile sanık ... hakkında aynı türden suçlar ile ilgili olarak yargılama yapılan Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/156, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/374 ve İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/51 Esas sayılı dosyalarının akıbetlerinin araştırılarak birleştirme olanağının bulunmaması halinde ilgili delillerin onaylı örnekleri usulen dosyaya konularak sonucuna göre 4389 sayılı Kanun ve 5411 sayılı Kanun hükümleri de değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği cihetle; sanıkların eylemleri nedeniyle mağdur bankanın aynı olması karşısında eylemlerin sübutu halinde tek suçun oluşacağı ve teselsül hükümlerinin uygulanacağının anlaşılması karşısında sanıklar hakkında benzer eylemleri nedeniyle açılan davaların araştırılarak, derdest olanların birleştirilmelerine karar verilmesi, karara bağlanmış olmaları halinde dosyaların getirtilip incelemelerinin yapılması ve ilgili kısımlarının onaylı örneklerinin dosya arasına konulması ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, 4-Kabule göre de; Sanıklar ... ve ...'ın bankacılık görevini kötüye kullanmak suretiyle bu suçu işlemiş bulunmaları nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 53/5 maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın takdiren 1 katı kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının da yasaklanmasına karar verilmiş ise de, bankada servis yetkilisi olan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/5.maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirinin uygulanamayacağının dikkate alınmaması, Yasaya aykırı olup, katılan vekilinin, O yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 06/05/2013 günü oybirliğiyle karar verildi.