Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/4978 E. 2013/21496 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/4978
- Karar No
- 2013/21496
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Dava konusu eserler yönünden hak sahiplerinin şikayetlerinin bulunduğu dikkate alınarak, suç tarihinin 30.08.2007 olması nedeniyle sanığın eylemi, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı yasanın 80. maddesinin son fıkrasının b bendi ile 5728 sayılı kanunla değişik 5846 sayılı yasanın 71/1. maddeleri kapsamında kalmaktadır. Bu nedenle sanık hakkında 5846 sayılı yasanın 03.03.2004 tarih ve 5101 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik 80. maddesinin son fıkrasının b bendi ile aynı yasanın 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı yasa ile değişik 71/1. maddesi hükümlerinin karşılaştırılarak, TCK nun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenmesi ile sonucuna göre uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, 2- 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK.nun 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.11.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.