Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/24509 E. 2012/26044 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/24509
- Karar No
- 2012/26044
- Karar Tarihi
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'nın anılan Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1-a maddesi gereğince 6.580 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3, 62.maddeleri uyarınca cezasından indirim yapılarak 3,655 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1-a maddesi gereğince 7.053 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 43, 31/3, 62.maddelerinin tatbik edilmesi suretiyle 4.897 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair BAKIRKÖY 3.Çocuk Mahkemesinin 26.11.2008 tarihli ve 2007/903 esas, 2008/1415 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03.09.2012 gün ve 50186 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2012 gün ve KYB. 2012-235436 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 1- Sanığın savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurulmasında, 2- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1-a maddesinde öngörülen 5.000 yeni Türk lirası para cezasının, 765 sayılı Kanun'un ek 2.maddesi gereğince artırılamayacağı, 5252 sayılı Kanun'un "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4.maddesinin de 31.12.2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalarındaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanun'u değiştiren 5101 sayılı Kanun'un ise 12.03.2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1-a maddesi uyarınca 6.580 yeni Türk lirası ve 7.053 yeni Türk lirası temel adli para cezalarına hükmedilip, bu miktarlard üzerinden artırım ve indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde, 3- 5728 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 gün 2008/9-7 Esas ve 2008/56 sayılı Kararı da gözetilerek; sanık ...'ya atanmış bulunan zorunlu müdafiin yüzüne karşı hüküm verilmiş ise de, sanığın bu müdafiiden haberdar olmaması karşısında gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilerek temyiz hakkı tanınmadığı ve bu nedenle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 17.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.