Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/199 E. 2013/14815 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/199
- Karar No
- 2013/14815
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Suça sürüklenen çocuk hakkında farklı zamanlarda işlediği suçlardan dolayı iki ayrı kamu davası açıldığı ve iki davanın birleştirilmesine karar verildiği halde tek bir eylemden dolayı hüküm kurulması, 2-Sanık hakkında açılan davaların 2009/341 ve 2009/884 esas sayılı iddianamelere konu eylemlere ilişkin olduğu gözetilmeden gerekçeli kararda 2009/940 esas sayılı iddianameden ve iş yerinde bandrolsüz üretilmiş 170 adet CD satarken yakalandığından bahsedilmek suretiyle hükmün karıştırılması, 3-5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve subjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5.madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı gibi, sanığın yargılama sırasındaki tutum ve davranışları açısından 5237 sayılı TCK.nun 62.maddesinin uygulama gerekçesine çelişki oluşturacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4-5237 sayılı Türk Ceza Kanununda cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemenin yer almaması, 5275 sayılı Yasanın 99/1.maddesinde ise "Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar." şeklindeki hükmün bulunması karşısında, cezaların toplanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında hükmolunan iki ayrı adli para cezasının toplanması suretiyle tek bir adli para cezasına hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.