Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2011/6005 E. 2013/16661 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2011/6005
Karar No
2013/16661
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SUÇ : 556 sayılı KHK'ya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğüne, 10 ay süre ile işyerinin kapatılmasına, aynı süre ile ticaretten men'ine, ertelemeye ve müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Marka hakkının ihlal suçundan yapılan yargılama neticesinde , İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 11.07.2007 tarihi kararı ile sanığın 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5194 Sayılı Yasa ile değişik 61/A-c maddesi , 765 Sayılı Yasanın 59/2 , 657 Sayılı Yasanın 5, 6. maddeleri gereğince 22,500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına , 10 ay süre ile işyerinin kapatılmasına ve aynı süre ile ticaretten men edilmesine karar verildiği, bu hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 31.05.2010 tarih 2008/7783 Esas - 2010/7489 Karar sayılı ilam ile 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-c maddesinde öngörülen yaptırıma ilişkin suç tanımının kararname ile yapılmış olması , 01/01/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK'nın 5. maddesinde " Bu kanunun genel hükümleri , özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır" ve aynı kanunun 2. maddesinin "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz" şeklindeki düzenlemelerin bulunması ve Anayasa Mahkemesinin 03/01/2008 gün ve 2005/15 Esas- 2008/2 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle atılı eylemin suç oluşturmayacağından bahisle yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünün bozulmasına ve 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca suç oluşturmayan fiilden sanığın beraatine karar verildiği buna müteakip sanık müdafi tarafından 21.01.2011 tarihli dilekçe ile İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesine başvurarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. Maddesinin 5. Fıkrası uyarınca , beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmolunmasını ve bunun için ek karar verilmesini istemesi ile sanık müdafinin vekalet ücretine yönelik ek karar istemine yönelik talebinin değerlendirilmesi için dosya Dairemize gönderilmekle , dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; CMK.nun 325/1.maddesine göre, sanık cezaya ve güvenlik tedbirine mahkum edilmesi halinde yargılama giderlerini öder. Beraat eden veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanığa ise yargılama giderleri yükletilemez. Kural böyle olmakla birlikte, CMK.nun 327/1. maddesi uyarınca, beraat eden veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanık, kendi kusuruyla yargılama giderlerine yol açmış ise, bu giderlerin ona yükletilmesi gerekir.Somut olayımızda sanık, iş yerinde katılan firmaya ait taklit ürünleri bulundurarak kendi kusuru ile hakkında kamu davası açılmasına sebebiyet verdiğinden sanık lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağı cihetle sanık müdafinin ek karar ile vekalet ücretini istemine yönelik talebin REDDİNE , 09.07.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/6005, K. 2013/16661, T. 09.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2011-6005-e-2013-16661-k-a3584fd82eed