Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2010/428 E. 2010/16924 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2010/428
Karar No
2010/16924
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1567 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Sanık ...'nın beraatine, diğer sanıkların hükümlülüklerine

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Hazine vekilinin temyiz kapsamına göre sanık ... hakkındaki hükme hasrettiği gözetilerek anılan sanık yönünden yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık hakkındaki hükmün ONANMASINA, II-Sanıklar ... Dış Tic.Ltd.Şti., ..., ..., ..., ..., ... müdafiilerinin temyizine gelince; Hükmolunan cezanın nevine göre sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme isteklerinin CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; Suç tarihinde yürürlükte bulunan 1567 sayılı yasanın 3.maddesinde" Bakanlar Kurulunca 1 inci maddeye göre alınan kararlara aykırı hareket eden veya bu kararlarda belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen gerçek ve tüzel kişiler ikimilyar liradan yirmibeşmilyar liraya kadar adli para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak, karara aykırı fiil 1 inci maddede yazılı kıymetlerin izinsiz olarak yurttan çıkarılması veya yurda sokulması mahiyetinde ise eşya ve kıymetlerin rayiç bedeli kadar, teşebbüs halinde bu bedelin yarısı kadar adli para cezasına hükmolunur. Yakalanan eşya ve kıymetler, fiil teşebbüs derecesinde kalsa dahi, müsadere olunur. Yakalanamadığı için müsadere edilemeyen eşya ve kıymetlerin rayiç bedeli kadar adli para cezasına hükmolunur." düzenlemesi bulunmakta olup 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında kanunun 1. maddesine istinaden Bakanlar Kurulunca alınan 32 sayılı kararın 4/a maddesinde yeralan "Türkiye'ye döviz ithali serbesttir." düzenlemesi karşısında sanıklara atılı yurda izinsiz döviz sokmaya teşebbüs eyleminin suç oluşturmadığı gözetilerek beraatlerine karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,

III- Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; 1-1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında kanunun 1.maddesine istinaden Bakanlar Kurulunca alınan 32 sayılı kararın 4/a maddesinde yeralan "Türkiye'ye döviz ithali serbesttir." düzenlemesi karşısında sanığa atılı yurda izinsiz döviz sokmaya teşebbüs eyleminin suç oluşturmadığının düşünülmemesi, 2-İşlenmiş hurda altının yurda ithali veya ithaline teşebbüs bakımından ise 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında kanunun 1.maddesine istinaden Bakanlar Kurulunca alınan 32 sayılı kararın 7.maddesinin a bendindeki "Kıymetli madenler, taşlar ve eşyaların Dış Ticaret Rejimi esasları dahilinde Türkiye'ye ithali ve ihracı serbesttir. Ancak, işlenmemiş kıymetli madenlerin ithal ve ihracında gümrük idarelerine beyan verilmesi esas olup, İthalat ve İhracat Rejim Karar ve Yönetmelikleri uygulanmaz. işlenmemiş kıymetli madenlerin ithali, Merkez Bankası ile kendi mevzuatlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla Kıymetli Madenler Borsası üyesi Kıymetli Maden Aracı Kuruluşları tarafından yapılır. Ancak, Kıymetli Madenler Borsası üyesi aracı kuruluşlar ithal ettikleri işlenmemiş kıymetli madenleri üç iş günü içinde Borsaya teslim etmek zorundadır." aynı maddenin c bendindeki "Yolcular, beraberlerindeki kendilerine ait değeri 15.000 ABD Dolarını aşmayan ve ticari amaç taşımayan ziynet eşyası niteliğinde kıymetli madenlerden ve taşlardan yapılmış eşyaları yurda getirebilirler ve yurtdışına çıkarabilirler. Daha fazla değerdeki ziynet eşyalarının yurtdışına çıkarılması, girişte beyan edilmiş olmasına veya Türkeye'de satın alındığını tevsik etme şartına bağlıdır."düzenleme ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/a-2 maddesi ve 5607 sayılı yasanın 3/1. maddeleri uyarınca herhangi bir eşyayı gümrük işlemine tabi tutmaksızın Türkiye'ye ithal veya buna teşebbüs etmek kaçakçılık suçu olarak gösterilmiş olup; 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5827 sayılı Kanunun 1.maddesi ile değişik 3/1.maddesinde yer alan" Bakanlar Kurulunun bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır." Aynı maddenin 2. fıkrasında" fiil, 1 inci maddede yazılı kıymetlerin izinsiz olarak yurttan çıkarılması veya yurda sokulması mahiyetinde ise 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre suç veya kabahat oluşturmadığı takdirde kişi; eşya ve kıymetlerin rayiç bedeli kadar, teşebbüs halinde bu bedelin yarısı kadar idari para cezası ile cezalandırılır." hükümleri uyarınca, sanığın eylemine uygulanabilecek müeyyide idari para cezasına dönüştürülmüş ve 31.03.2005 günlü mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 24.maddesinde kovuşturma konusu eylemin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde idari yaptırım kararının mahkemece verileceği düzenlenmiş olduğu ve 5326 sayılı yasanın 15.maddesinde yeralan içtima hükümleri de gözetilerek eylemin 4926 sayılı ve 5607 sayılı yasalara göre suç oluşturduğu hususu gözetilerek sanık hakkında kaçakçılık suçundan dava açılıp açılmadığı tespit edilip dava açılmış ise açılan dava dosyası getirtilip incelendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumu değerlendirilerek bir karar verilmesinin gerekmesi, Bozmayı gerektirmiş,sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 01.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/428, K. 2010/16924, T. 01.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2010-428-e-2010-16924-k-e6ebe5d032ad