Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2010/12175 E. 2011/20872 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2010/12175
Karar No
2011/20872
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 551 sayılı KHK.ye aykırılık HÜKÜM : Hükümlülüğüne, ertelemeye ve zoralıma

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. İncelemeye konu kararda kanun yolunun belirtilmediği, karar tefhim edildiği halde kararın tebliğinden itibaren (7) gün içerisinde temyiz yoluna başvurma hakkı olduğunun belirtmek suretiyle temyiz yolunun yanıltıldığı bu nedenle sanık müdafıinin temyizinin süresinde yapıldığının kabul edilerek sanık müdafıinin, sanık hakkında 551 sayılı KHK'ye muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 1.maddesi ve buna bağlı olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5.maddesinin 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe girmesi sonucu ve aynı kanunun 2.maddesi hükmü karşısında dava konusu eylemin atılı suçu oluşturup oluşturmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, sanığa atılı tescilli patent/faydalı model hakkında tecavüz eylemleri ve bu fiilleri işleyenlere uygulanacak yaptırımları düzenleyen mevzuat tarihsel olarak incelendiğinde, 10.03.1926 tarihli İhtira Beratı Kanunu ile bu konuda hükümler getirildiği, 24.06.1995 tarihinde yürürlüğe giren patent haklarıyla ilgili cezai koruma hükümleri getiren 551 Sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 4128 sayılı Yasa'nın 1.maddesiyle yürürlükten kaldırılan 174.maddesiyle İhtira Beratı Kanunu'nun yürürlükten kaldırıldığı görülmektedir. Patentten/faydalı modelden doğan hakkın cezai korunması konusunda ülke mevzuatımızla ilgili olarak yapılan hukuki değişikliklere işaret edildikten sonra somut olay değerlendirildiğinde; Sanık hakkında 551 Sayılı KHK'nin 73/a-c maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır, bu maddenin atıf yaptığı 136.maddede ise kararname hükmüyle suç tanımları düzenlenmiştir. 5252 sayılı Yasa'nın geçici 1.maddesinde "diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun birinci kitabı'nda yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.", 5237 sayılı TCK'nun 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5/1.maddesinde "bu kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır" ve aynı yasanın genel hükümleri arasında bulunan 2.maddesinin 1.fıkrasında ise "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanmaz..." hükümleri yer almaktadır. Olayımızda sanığa atılı eylem, ceza içeren özel bir hukuk düzenlemesi olup 5.maddede sözü edilen özel ceza kanunları ya da ceza içeren kanunlar kapsamında bulunmaktadır. O halde atılı eylem, TCK' nun 2 inci maddesi hükmü kapsamında değerlendirilmelidir. Bu duruma göre, KHK hükmüyle getirilen bu düzenleme TCK'nun 2.maddesinde öngörülen kanunilik ilkesine uygun bulunmamaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi 03.01.2008 gün ve 2005/15 E, 2008/2 K sayılı iptal kararı gerekçesinde kanunsuz suç ve ceza konulamayacağını, kanun hükmünde kararname hükmüyle suç ve ceza getirilemeyeceğini açıkça vurgulamıştır. Bu durum karşısında, 5252 sayılı Yasa'nın geçici 1.maddesi ile TCK.nun 2.maddesi ve 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5.maddesi birlikte değerlendirildiğinde; 551 sayılı KHK'nın suç tanımlayan hükümlerinin tümüyle zımni olarak ilga edildiğinin (örtülü olarak yürürlükten kaldırıldığının) kabulü gerekmektedir. Bu hukuki değerlendirmeye göre atılı eylem 551 sayılı KHK hükümleri kapsamında suç oluşturmayacaktır. Öte yandan 551 sayılı K.H.K'ye göre suç oluşturmayan eylemin Türk Ticaret Kanununda düzenlenen haksız rekabet suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun da bu noktada ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. 4128 sayılı Yasa'yla 551 sayılı KHK'ye eklenen ceza hükmünün yürürlüğe girmesiyle birlikte bu hükümler daha önceden yürürlükte bulunan ve aynı hukuki değeri koruyan diğer kanunlardaki ceza hükümlerini zımni olarak yürürlükten kaldırmış olduğundan bu nedenle atılı eylem 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle koruma altına alınan patent hakları yönüyle haksız rekabet suçunu da oluşturmamaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle, sanık müdafıinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, mahkumiyet hükmünün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK.nun 7/1.maddesi ve 5320 sayılı Yasa'nın 8.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca suç oluşturmayan atılı fiilden sanıkların BERAATLERİNE, el konulan eşyanın sanığa İADESİNE, 22/11/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/12175, K. 2011/20872, T. 22.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2010-12175-e-2011-20872-k-33ad207aa3fc