Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/16218 E. 2011/26597 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/16218
- Karar No
- 2011/26597
- Karar Tarihi
Bakaya kalmak suçundan sanık ...'nın, 1632 Askeri Ceza Kanununun 63/1-A (3 aydan sonra gelenler), 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1-2, 50/1-a, 52/2.maddeleri uyarınca 2.000,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1632 sayılı kanunun 5729 sayıl kanunla değişik ek 10/2.maddesi gereğince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.12.2008 tarihli ve 2007/1162 esas, 2008/757 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 20.08.2009 gün ve 46501 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2009 gün ve KYB. 2009-199309 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Tüm dosya kapsamına göre; 1-Suçun 01.12.2002-17.06.2004 tarihleri arasında işlenmiş olması karşısında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddesi 3. fıkrasında yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "zaman bakımından uygulama" başlıklı 7.maddesine nazaran öncelikle lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde, 2-Mahkemece sanık hakkında 1632 Askeri Ceza Kanununun 63/1-A (3 aydan sonra gelenler), 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1-2, 50/1-a, 52/2.maddeleri uyarınca 2.000,00 yeni Türk lirası adli para cezası takdir edilmiş ise de, 1362 sayılı kanunun 63/1/A ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 59/2, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4.maddelerinden kurulacak hükmün sanık lehine olacağının dikkate alınmamasında, 3-Suç tarihinin 01.12.2002-17.06.2004 olması, 26.02.2008 tarihli ve 5739 sayılı kanunla eklenen 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun ek 10.maddesinde bu kanundan kaynaklanan suçlarda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesinde öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanamayacağının öngörülmesine göre, bu hükmün yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlarda uygulanabileceği geriye yürütülmesinin mümkün bulunmadığı, sanığın işlediği suçun tarihinin anılan maddenin yürürlüğe girmesinden önce olması karşısında, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinin nazara alınmamasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Büyükçekmece 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 31.12.2008 gün ve 2007/1162 Esas, 2008/757 K sayılı kararının CMK nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 22.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.