Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/15022 E. 2011/27264 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/15022
- Karar No
- 2011/27264
- Karar Tarihi
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu`na aykırılık suçundan sanık ...`nın anılan Kanun`un 81/9-1-a.maddesi uyarınca 5.560.00 yeni Türk lirası ,5237 sayılı Türk Ceza kanunu`nun 31/3, 62.maddeleri gereğince yapılan indirimler neticesi 2.316, 00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesinin 09.10.2008 tarihli ve 2008/228-1171 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 31.07.2009 gün ve 41311 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 27.08.2009 gün ve KYB. 2009-190587 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1-a maddesinde öngörülen 5.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezasının, 765 sayılı Kanun'un ek 2. maddesi gereğince artınlamayacağı, 5252 sayılı Kanun'un "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4. maddesinin de 31/12/2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalanndaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanun'u değiştiren 5101 sayılı Kanun'un ise 12/03/2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1-a maddesi uyarınca 5.560,00 yeni Türk lirası temel adlî para cezasına hükmedilip, bu miktar üzerinden indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde, 5728 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasmda, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Kanun yararına bozmaya konu kararda; temyiz süresinin başlangıcı gösterilmediği gibi tebligat evrakından da tebligatın kime ve ne şeklide yapıldığının anlaşılmadığı bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE 27.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.