Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/6166 E. 2011/17777 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/6166
- Karar No
- 2011/17777
- Karar Tarihi
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı davranmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.04.2007 tarihli ve 2007/32742 soruşturma, 2007/62027 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair, mercii Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 03.09.2007 tarihli ve 2007/144l değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 29.02.2008 gün ve 13380 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2008 gün ve KYB. 2008-62242 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, otomobil tamir ve bakım işlerinin yapıldığı şüpheliye ait ... Otomotiv Ltd. Şti. ünvanlı işyerinde, müşteki adına tescilli Volkswagen A.G., Seat S.A. ve Audi A.G. markalarını ve logolarının, işyeri tabelalarında, kartvizitinde, acil servis aracının üzerinde kullanılması suretiyle yetkili servis imajı yaratılarak haksız rekabet oluşturulduğu ve marka ihlaline sebep olunduğu iddiasıyla yapılan şikayet üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, adı geçen iş yerinde arama yapıldığı ve dosya kapsamında bulunan fotoğraflarda da görüleceği üzere, işyerinin kartvizitinde, tabelalarında, acil servis aracının üzerinde belirtilen markaların ve logolarının kullanıldığının tespit edildiği, ancak hukuk bilirkişisi Avukat Sevgi Mermerci'den alınan raporda, şüphelinin işyerinde bulunan pano, ışıklı levha, kartvizit ve servis aracı üzerinde yer alan müştekilere ait markaların kullanılmasının, ticari alanda yaptığı işi tasvir etmek niyeti ile dürüstçe kullanma olduğu, 556 sayılı Kararnamenin 12. maddesi kapsamında bulunduğu, marka ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmesi sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı kanunun 170/2. maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suç işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet Savcısının dava açmasının zorunlu olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek diğer deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Mahkemenin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,19.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.