Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2007/16209 E. 2010/5518 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2007/16209
Karar No
2010/5518
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 1918 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Beraat ve Ortadan kaldırmaya Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Katılan vekilinin, beraat eden sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; 1-İddianamenin dayanağını oluşturan Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulunun 16.02.2000 tarihli soruşturma raporunda belirtilen eklerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya içine konulmaması, 2- Hükme dayanak teşkil eden 3 kişilik bilirkişi raporuna ilişkin 16.10.2006 tarihli yemin zaptında mahkeme başkanı tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 64/6 ve 219.maddelerine muhalefet edilmesi; II-Katılan vekilinin, hakkında zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ile ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Sanıklar hakkında, teşekkül oluşturmak suretiyle kaçakçılık suçundan dava açılmış olup, sanıkların 1998-1999 tarihleri arasında, teşekkül oluşturmak suretiyle, dahilde işleme izin belgesi kapsamında şeker ithalinde kullanılacak uygunluk belgesi olmadan, gümrüğü yanıltmak suretiyle ithalat yaptıkları, bu eşyayı işleyip ihraç etmek yerine yurt içinde bırakıp pazarladıkları, üretim yapılmadığı halde yapılmış gibi ihraç kaydıyla satıldığı izlenimi verecek şekilde naylon faturalar ile mal ihraç edilmiş gibi sahte çıkış beyannameleri düzenlemek şeklinde cereyan eden eylemlerinin 5607 sayılı yasanın 3/4 ve 4/1.maddelerinde ifadesini bulan suça temas ettiği ve bu suçun yaptırımının da 1 yıl 6 aydan 9 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörüldüğüne nazaran, belirtilen eylemi için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı yasanın 27/1-3 maddesinde, 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1.maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza öngörüldüğü gözönüne alındığında, 4926 sayılı yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu cihetle, olayda dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve suç tarihinden itibaren anılan maddelerde öngörülen zamanaşımı süresinin henüz tahakkuk etmediği gözetilmeden ve sanıklar ... ve ...'ün de savunmaları tespit edilmeden yazılı şekilde davanın 7 yıl 6 aylık zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2007/16209, K. 2010/5518, T. 30.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2007-16209-e-2010-5518-k-07b29af993e7