Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/83 E. 2024/1222 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/83
Karar No
2024/1222
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/157 E., 2023/738 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iflas davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nce kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı vekilinin duruşma isteğinin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 19.07.1993 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre öngörülen sürede inşaatın teslim edilmediğini, 05.11.2001 ve 20.03.2002 tarihli ek sulh sözleşmeleri imzalandığını ve bu sözleşmelerde belirlenen eksikliklerin de süresinde teslim edilmediğini, 05.11.2001 tarihli ek sözleşmenin 4. maddesine göre geciken her gün için 300 USD ödenmesinin kararlaştırıldığını, buna göre 444 gün gecikme için iflas yolu ile takibe başlandığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya düşen bağımsız bölümün verilmediğini, bu konuda açılan davanın derdest olduğunu, inşaatın gecikmesinde anıtlar kurulunun sit kararı nedeni ile gecikme yaşandığını, binanın sulh sözleşmelerinde verilen ek süreler içinde tamamlandığını, ruhsat alınarak teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2014/389 Esas, 2016/321 Karar sayılı kararıyla; bu dosya ile tefrik olunan, yüklenici tarafından açılan tapu iptal tescil davasının kabulüne, arsa sahipleri tarafından yükleniciye açılan nama ifaya izin talepli dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yüklenici tarafından açılan ilave iş bedelinin tahsili talepli davanın reddini, iş bu iflas davası bakımından ise davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraf vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2018/5474 Esas, 2019/1150 Karar sayılı ilamı ile mahkemece önceki bozma ilamına uyularak eksik iş bedelinin belirlendiği ve yüklenici tarafından depo edilerek tapu iptal tescil talebinin kabulüne karar verildiği, ancak gecikme tazminatının da hesaplanarak depo ettirilmesi gerektiği, iş bu iflas talepli dava yönünden ise, İİK'nın md 158 uyarınca basit yargılama usulüne tabi olduğundan tefrik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek, sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eksik iş bedelinin 22.915,27-TL olarak tespit edildiği, 05.11.2001 tarihli ek sözleşmenin 3. maddesinde belirlenen bilirkişi raporuyla mevcudiyeti saptanan eksik ve ayıpların 28.02.2011 keşif tarihinde mevcut olduğu, ek sulh sözleşmesiyle belirlenen 20.04.2002 tarihinden takip tarihi olan (keşif tarihinden daha önceki tarih) 14.07.2003 tarihine kadar 444 gün gecikme nedeniyle davalı yüklenicinin (444 gün x 300 USD) 133.200-USD cezai şarttan sorumlu olduğu, iflas yoluyla takipte borca itiraz edildiği, itirazın geçerli olduğu, yargılama sırasında 133.200-USD gecikme tazminatı ve fer'ileri üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verildiği, Yargıtay en son bozma kararı ve tefrik sonrası güncel kur ve işlemiş faiz üzerinden hesaplanan 6.300.730,49-TL borç tutarının ödenmesi veya depo edilmesi konusunda İİK 158/2. maddesi uyarınca davalıya 7 gün kesin mehil verilerek ihtar tebliğ edildiği, buna rağmen borcun ödenmediği ve mahkeme veznesine depo edilmediği, böylelikle davalı şirket hakkında iflas şartlarının oluştuğu kanaatine varılarak davalı şirket hakkında İİK'nın 158 maddesi uyarınca iflasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gecikme tazminatı için rapor aldırılmadığını, teslim tutanağında adı geçen kişinin davalı şirketle alakası olmadığını, işleri eksiksiz tamamladığını, davacıların teslim tarihinden 1 yıl sonra dava açtıklarını, eksikliklerin davacıların fikir değiştirmelerinden kaynaklandığını, ortak alanlarla ilgili eksiklik olsa idi kullanma izni verilmeyeceğini, davacı şirket işletmesinin usulsüzlüklerini ortadan kaldırmak amacında olduğunu, faizin hatalı hesaplandığını, tahsil harcının eklenmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gecikme tazminatına ilişkin başlatılan iflas takibine vaki itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 156. maddesi. TBK’nın 470. maddesi 3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise, yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/83, K. 2024/1222, T. 30.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-83-e-2024-1222-k-4c0ea79b4016