Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1045 E. 2024/2425 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1045
- Karar No
- 2024/2425
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1761 E., 2024/108 K. Vekili Avukat ... BİRLEŞEN PERTEK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN 2015/54 ESAS, 2015/85 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA TARİHİ : 24.04.2015 BİRLEŞEN PERTEK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN 2021/8 Esas 2021/26Karar (2015/50 Esas) SAYILI DOSYASI DAVA TARİHİ : 06.06.2015 HÜKÜM : Asıl ve birleşen 2015/54 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, Birl. 2021/8 E. Sayılı davanın esasına ilişkin karar verilmesine yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ : Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/7 E., 2023/45 K. Taraflar arasındaki asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklı muarazanın giderilmesi, hakediş alacağı, imalat bedeli, basınç düşürücü vana bedeli ile kesin hesap alacağının tahsili, birleşen dava haksız fesih nedeniyle muarazanın giderilmesi, feshin geçersizliğinin tespiti ile teminat mektuplarının iadesi, birleşen diğer dosya ise sözleşmenin haksız ve geçersiz feshi nedeniyle teminat mektuplarının paraya çevrilmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulü, birleşen dosyalardaki bir kısım taleplerin kısmen kabulü, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, asıl davanın kısmen kabulü, birleşen Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/54 Esas sayılı dosyasında teminat mektuplarının toplamı olan 515.050,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsili, manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/8 Esas sayılı dosyası yönünden, konusuz kalan davanın esasına ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, şeklinde yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosyada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı kurum bünyesinde kurulan emanet komisyonu arasında 27/12/1993 tarihli Tunceli Pertek Kacarlar Göleti ve Sulaması işine dair taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme uyarınca yapılacak işin bir kısmı olan gölet inşaatının 2005 yılında tamamlanarak emanet komisyonuna teslim edildiğini, sulama işinin kapalı sulama sistemine dönüştürülmesi nedeniyle kapalı işinin de 2009 yılında tamamlanarak emanet komisyonuna teslim edildiğini, davalı tarafından işin tamamlandığı kabul edilerek yatırım programından düşüldüğünü, ancak davalı idarenin işin geçici kabulünü ve kesin hesabını yapmadığını, ek işler yaptırmasına rağmen bedelini de ödemediğini, sözleşme ve yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca müteahhidin emanet komisyonu olduğunu, sözleşmenin emanet iş (taşeronluk sözleşmesi) olduğunu, işin tamamlanması ile birlikte geçici kabul ve geçici hesabın yapılması gerektiğini, 2006 yılında %30 keşif artışı işleri nedeniyle Tunceli 1. Noterliğinin 20/06/2006 tarih 3991 yevmiye numarası ile ek anlaşma imzalandığını, müvekkilinin bu işi de yaparak 20/09/2009 tarihinde tamamlandığını, 25/12/2009 tarihli başvuru ile işin geçici kabule hazır olduğunun davalı kuruma bildirdiğini, sulama kanalları için ise emanet komisyonunun proje değişkliği nedeniyle açık sulama kanallarından vazgeçilerek CTP boru ile kapalı devre sulama inşaatı yaptırıldığını, sulama kanallarının da 2009 yılında tamamlanarak davalı idareye teslim edildiğini, fakat gölet ve sulama inşaatının yapıldığı bölgenin heyelanlı ve dağlık bir bölge olması nedeniyle CTP borularda patlama olduğunu ve heyelanlar nedeniyle sistemin çalışamaz hale geldiğini, işin tamamlanarak emanet komisyonuna teslim edilmesine rağmen işin geçici kabulü ve kesin hesabının yapılmadığını, işin tamamlanmasından sonra oluşan heyelandan sonra müvekkiline heyelan önleme projesi hazırlanarak keşfi ile birlikte uygulanmasının istendiğini ve heyelan önleme projesi kapsamında yapılan çalışmalarında bedelinin ödenmediğini, son olarak davalıya gönderilen 22/09/2014 tarihli ihtarnamede hakkedişlerin, proje bedellerinin ve kesin hesap ile diğer alacaklarının ödenmesi yönündeki taleplerine verilen 20/10/2014 tarihli cevabi yazıda geçici kabulün yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı yönünde muraaza çıkartıldığını, müvekkili şirketin mağdur olduğunu, emanet komisyonunca yaklaşık 5 yıldır çözüm üretilememesi, yapılan ve yaptırılan tüm çalışmaların sonuçsuz kalması CTP borularının bölgeye ve dağlık alana uygun olmaması nedeniyle yanlar arasında imzalanmış olan 27/12/1993 tarihli sözleşmede oluşan muarazanın giderilmesini, son hakedişin ödenmesini, heyelan önleme ek projesinin keşif bedeli olan 228.405,35TL'nin tahsilini, basınç düşürücü vanaların bedelinin ve 27/12/1993 tarihli sözleşme gereğince kesin hesabın bilirkişi marifeti ile tespiti ile tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda dava dilekçelerinin sonuç ve istem kısmını 61 no'lu hakkediş bedeli olan 658.288,13 TL'nin kesin hesap içerisinde değerlendirilerek hüküm kurulmasını talep ettiklerini, dava dilekçelerinin sonuç ve istem kısmının tahsil bendini, davalının geçici kabul ve kesin hesabın yapılması gerekirken yapılmaması yönünde muaraza çıkarması nedeniyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi, heyelan önleme ek projesinin tamlanması nedeniyle keşif bedeli olan 228.405,35 TL'nin temerrüt tarihi olan 22/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan reeskont-avans faiziyle birlikte tahsilini, davaya konu iş ve sözleme sebebiyle bilirkişilerce belirlenen kesin hesap alacağı olan 6.944.971,85 TL'nin işin bitiş tarihi olan 30/12/2009 tarihinden itibaren ya da kurumun ihtarname ile temerrüte düştüğü 22/9/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan reeskont-avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. 2. Birleşen 2015/54 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yanlar arasında imzalanmış olan 27/12/1993 tarihli sözleşmenin haksız ve geçersiz feshi nedeniyle dört ayrı teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle oluşan 515.050,00 TL'den ibaret maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini ayrıca açılan davanın 2015/38 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen 2021/8 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yanlar arasında imzalanmış olan 27/12/1993 tarihli sözleşmenin Tunceli 2. Noterliği 05.06.2015 tarih 2176 yev. no.lu ihtarnamesi ile feshedildiğini, teminat mektubunun irat kaydedilmesi için ilgili bankaya yazı yazıldığını, haksız fesih nedeniyle aralarında çıkan muarazanın giderilmesini, fesin geçersizliğinin tespitini, teminat mektubunun iadesini ve dosyanın 2015/38 E sayılı dosya ile birleştirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 25/12/2009 tarihli dilekçe ile işin geçici kabule hazır olduğunu bildirdiği, bu dilekçe üzerine emanet komisyonunun yaptığı inceleme ve değerlendirme neticesinde işin geçici kabule hazır olduğu tespit edilmekle beraber hava şartlarının müsait olmaması, su testlerinin yapılamaması, imalatların çok geniş bir sahayı kapsaması nedeniyle 2010 yılında hava şartlarının uygun olacağı bir dönemde yapılmasına karar verildiği, 23/06/2010 tarihi ve 861 sayılı uyarı yazısı ile davacı firmadan hava şartlarının iyileşmesi ile birlikte en kısa sürede geçici kabulün yapılacağını, bu nedenle varsa eksik ve hatalı imalatların tamamlanarak işin geçici kabule hazır hale getirilmesinin istendiğini, davacı şirketin 20/08/2010 tarihli dilekçesi ile Y1 anaboru hattının 0+500/0+600 km'leri arasında heyelan meydana geldiğini idarelerine bildirdiğini, bunun üzerine idarece konunun yerinde incelendiğini, heyelan için teşkil edilen heyet tarafından Y1 boru hattının heyelan üst kotlarından geçirilmesinin önerildiği, bu öneri doğrultusunda davacıdan gerekli projesi çalışmalarına başlanmasının istendiğini, davacı tarafından proje hazırlandığını, ancak eksik hususlar olduğu belirlendiğinden onaylanmadan taşerona iade edildiğini, onaylanmayan projeye göre çalışma yapıldığını, sorunun çözümü içi 06/08/2014 tarihinde yeni bir heyetin heyelan için rapor düzenlendiğini, bu rapor doğrultusunda taşeron firmadan Y1 boru hattının heyelana maruz kalan km'leri arasında sulama ana hattının heyelanlı bölge dışına deplase edilmesi için harita alımlarının yapılması ve kotların uygun olması halinde revize proje çalışmalarına başlanması talimatı verildiğini, bu problemin çözülememiş olmasının işin geçici kabulünün yapılmasına başlıca engel teşkil ettiğini, bu işin 2010 yılı yatırım programında yer almamış olmasının bu işin bütün eksikliklerinin tamamladığı, idarece işin geçici ve kati kabullerinin yapıldığı anlamına gelmediğini, aralarındaki sözleşmenin 13. maddesinin 1 fıkrasının bir önceki cümlesine göre idarenin yüklenici işi ifa ederken önlemini almadığını, hasar ve zararlardan dolayı (CTP boru patlamaları) idarenin sorumlu tutulamayacağı gibi idarenin bu zarar ve hasardan dolayı yapılan imalatların ödemesini yapamayacağı hususunun açık olduğunu, işin bütünlüğü açısından eksik ve işin kabulüne engel durumlar (heyelan,boruların patlaması vs) nedeniyle emanet komisyonunca işin teslim alınmadığını, bu nedenle geçici kabul ve kesin kabulün yapılmadığını, emanet komisyonu tarafından her yıl sonunda yapılan işlerin tespitlerinin yapıldığını, komisyonca teslim alınan ödenmesinde sakınca bulunmayan hatasız ve kusursuz işler ile malzeme ve teçhizatın ödemesinin yapıldığını, bahse konu işin teslim alınmasını ve geçici kabulün yapılmasını engel olan temel sorunların başında suluma boru hattının km:0+500 ile km :0+60 arasında oluşan heyelanın olduğunu, diğerinin ise sulama ana boru hattının km:1+500 ile km :2+650 arasında oluşan CTP boru patlamaları olduğunu, heyelan önleme projesinin davacı tarafından hazırlattırıldığını, ancak DSİ Bölge Müdürlüğünce tasdik edilmediğini, bu durumun geçici kabule engel olduğunu, kesin hesap yapılmadan onaylanmayan bu projeye dayalı olarak karşı tarafın ödeme yapılmasını istemesinin hukuka aykırı olduğunu, basınç düşürücü vana bedellerinin ödenmesi isteminin yerinde olmadığını, idarece bu konuda onaylanmış bir fatura olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2. Birleşen Pertek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/54 esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; feshin geçerli olduğu davacının iş sözleşmesini fen ve sanat kurallarına, proje ve şartnamelere uygun olarak bitirip kabulünü sağlayamadığını, işi idareye teslim edemediğini, feshin haksız olmadığını, sözleşmenin 16. maddesi gereğince kesin teminatın gelir kaydedildiğini, maddi tazminat isteminin ve manevi tazminat isteminin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. 3. Pertek Asliye Hukuk Mahkemesinin Birleşen 2021/8 E. sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; feshin geçerli olduğu, davacının iş sözleşmesini fen ve sanat kurallarına, proje ve şartnamelere uygun olarak bitirip kabulünü sağlayamadığını, işi idareye teslim edemediğini, davanın reddine karar verilmesini dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı idarece geçici kabule hazır derece tamamlanmış olduğu anlaşılan, davacının kusurundan eksik ve kusurlu imalatlarından kaynaklanmadığı anlaşılmış olan nedenlerle davalı idarenin fesih işleminin haksız olduğu, kesin hesap alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesi, alınan son rapor olan 28/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda açıklandığı üzere; heyelan önleme ek projesinin keşif bedeli alacağı olan 228.405,35-TL'nin 22/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Basınç düşürücü vana bedeli olan 39.280,36-TL'nin 22/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6.385.385,37 TL olduğu hesaplanmış olup, 22/09/2014 temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, Birleşen 2015/54 Esas sayılı dosya yönünden; maddi tazminata dayanak yapılan davalı idarece irat olarak kaydedilen teminat mektuplarının toplamı olan 515.050,00-TL maddi tazminat alacağının dava tarihi olan 25/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı taraf davalı kurumun teminat mektuplarının nakde çevrildiğinden haksız ve geçersiz fesih nedeniyle ticari itibarlarının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat istemleri bakımından davalı idarenin sözleşmenin feshi ile davacı tarafından sunulan teminat mektuplarının nakde çevrilmesi ve haksız fesihten dolayı uğramış olduğu zararı kanıtlayamaması sebebi şahsiyet haklarının tecavüze uğradığından söz edilemeyeceğinden yerinde görülmeyen manevi tazminat taleplerinin reddine, Birleşen 2021/8 Esas sayılı dava yönünden; feshin geçersizliğine ilişkin davanın reddine, teminat mektuplarının iadesine ilişkin davan geri alma nedeniyle konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 2021/8 E. sayılı dosyasında davacı aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacağa işletilecek ticari avans faizinin 16.09.2009 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, birleşen dava dosyasında talep edilen manevi tazminat alacağının kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yönünde kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, ticari itibarın tüzel kişiliğin kişilik hakları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ticari itibarın zedelenmesinin kişilik haklarının zedelenmesi ve zarara uğraması olarak yorumlanması gerektiğini, feshin geçersizliğine yönelik verilen red kararının kaldırılması gerektiğini, feshin sözleşmede öngörülen işin tamamlanmasından sonra yapılmaya çalışıldığını, söz konusu fesih çabasının usul veya hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili İdare ile davacı yüklenici arasında imzalanmış olan 27.12.1993 tarihli sözleşmenin 2/7 maddesinde; Genel Teknik Şartname-Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki ve uyuşmazlıklarda uygulanacak mevzuat hükmü olarak kabul edilmiş olmasına, sözleşme ve eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi hükümleri ile Yargıtay kararlarına göre ise kesin hesabın mahallinde yapılacak keşifte, yapımı gerçekleştirilmiş olan tüm imalatların fiziki oranlarının bulunması suretiyle çıkartılması gerekirken, imalatların fiziki oranlarının bulunması için yerel mahkemece mahallinde yapılan keşifte fiili herhangi bir ölçüm ya da çalışma yapılmadığını, bunun yerine, davacının sözleşme ve eki mevzuat hükümlerine göre hak ve yetkisi bulunmadığı halde, ayrıca delillerini sunması için verilmiş 15 günlük kesin süreden yaklaşık 10 ay sonra düzenleyerek, kesin hesap adı altında dosyaya sunmuş olduğu tamamen gerçeğe aykırı, imzasız, onaysız, tarih ve sayısız, hukuken hiçbir geçerliliği olmayan yazıların, yerel mahkemece bilirkişilere tevdi edilerek kesin hesabın çıkarılması talimatı verildiğini, davacı yüklenici tarafından kesin hesap adı altında dosyaya sunulmuş gerçeğe aykırı iş bu yazıların bilirkişilerce olduğu gibi rapora dönüştürülerek, soyut bir şekilde 6.885.817,44 TL kesin hesap alacağı olduğu ve yükleniciden kaynaklı hatalı imalatların bedelinin 100.000,00TL olduğu belirtilerek 6.785.817,44 TL kesin hesap alacağı çıkarıldığını, Kaçarlar Gölet’i ve Sulaması İnşaatı İşinde, davacı yüklenici tarafından, sözleşme ve eklerine, fen ve sanat kurallarına aykırı şekilde, eksik ve hatalı olarak yapılan imalatların tamamlanarak, sulama göleti ve sulama tesisinin çalışır hale getirilmesi için ihale açılacak olması nedeniyle, idare tarafından Pertek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/22 D. İş sayılı dosyası üzerinden açılan tespit davasında, mahkemece işin niteliği gözetilerek ... Üniversitesi Rektörlüğüne yazılan müzekkereye istinaden Rektörlükçe bildirilen konusunda uzman öğretim görevlilerinden oluşturulan 5 kişilik bilirkişi kurulu ile 23.10.2020 tarihinde mahallinde yapılan kapsamlı keşif sonucu alınan ve dosyada mevcut 21.12.2020 tarihli raporda, işin idareye teslimine ve kullanılmasına engel teşkil eden 28 madde halinde eksik ve kusurlu işlerin tespit edildiğini, söz konusu iş bu eksikliklerin tamamlanması için idare tarafından 20/08/2021 tarihinde yapılan "Tunceli-Pertek Kacarlar Göleti Sulaması Eksikliklerinin Tamamlanması İşi" ihalesinin, 10.888.576,00 TL (on milyon sekiz yüz seksen sekiz bin beş yüz yetmiş altı Türk Lirası) bedel üzerinden dava dışı Okyanus Mühendislik İnşaat A.Ş uhdesinde kaldığını ve anılan şirket ile idare arasında 20.09.2021 tarihli sözleşme imzalandığını, diğer bir anlatımla davacı yüklenicinin sorumluluğunda olan dava konusu işteki eksik ve hatalı imalatların tamamlanması ve tesisin çalışır hale getirilmesi için idare tarafından 10.888.576,00 TL ödenmesine karşılık, hükme esas alınan raporlarda bu işlerin bedelinin sadece 100.000,00TL olduğu belirtilerek hesaplama yapıldığını, tüm bu hususlara ilişkin beyan, talep ve itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, Yerel mahkemece kesin hesabın mahallinde tespit ettirilerek çıkarttırılması yerine, davacı yüklenicinin yetkisi bulunmamasına rağmen tamamen gerçeğe aykırı şekilde düzenlediği, imzasız onaysız, nereden ve nasıl elde edildiği belli olmayan kesin hesap adı altındaki yazılara dayandırılması üzerine idarece, sözleşme ve eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 47. maddesine uygun olarak oluşturulan kesin hesap komisyonunca mahallinde yapılan fiziki ve fiili ölçüm ve tespit çalışmaları sonucu çıkarılan 54 sayfalık kesin hesap raporunda davacı yüklenicinin, Vergi ve SGK. Prim borcu hariç 5.394,96 TL alacağı olduğu, Vergi ve SGK borcu düşüldüğünde her hangi bir alacağının olmadığının tespit edildiğini ve iş bu kesin hesap raporunun, tamamında davacı yüklenicinin de imzası bulunan 8 klasör içerisindeki 2193 adet resmi belge ve 2 adet CD ile birlikte 28.01.2019 tarih ve 66059 sayılı resmi yazı ekinde dosyaya gönderildiğini belirtildiğini, yerel mahkemece; idare tarafından çıkarılmış olan kesin hesabın, davacı yüklenicinin de imzası bulunan tüm kayıt, belge tutanak, hakkediş raporları vs. yerine, davacının hazırlamış olduğu gerçeğe aykırı kesin hesap ile karşılaştırılması için ek rapor alınarak, usul ve yasa hükümlerine aykırı şekilde 6.385.385,37 TL’nin, 22.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verildiğini, 6.385.385,37 TL kesin hesap alacağına hükmedilmesinin usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğu gibi, 22.09.2014 tarihinden itibaren ticari avans faizine hükmedilmesinin de usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, zira temerrüdün şartlarının oluşmadığını, ortada temerrüde düşme durumu olmadığını, iddia edilen alacağın likit olmadığını belirtmiştir. Sözleşme ve eklerine göre idare tarafından onaylanmayan projelerin yüklenici tarafından uygulanamayacağının açık olmasına rağmen, idare tarafından onaylanmayan heyelan önleme projesi için, fiziken ve fiilen herhangi bir ölçüm ve çalışmaya dayanmayan raporlar esas alınarak 228.405,35TL heyelan önleme bedelinin 22.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verildiğini, Birleşen Pertek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/54 E. sayılı dosyası yönünden; dosya kapsamında yer alan yüzlerce belgede ve keşif tutanağının mahkeme gözlemi kısmında, davacı yüklenici tarafından yapılan gölette su kaçakları olduğu, 4 km. uzunluğundaki ana boru hattının yaklaşık 2 km’lik kısmında patlamalar meydana geldiğini, tesisin çalışmadığını, tesise su verilemediğini, ana boru hattının devamında yer alan ve arazilere su dağıtımını sağlayacak on binlerce metre uzunluğundaki yedek boruların ise çalışıp çalışmadığının, patlama ya da kaçaklar olup olmadığının kontrol edilemediğini belirtilmiş olmasına, davacı yüklenicinin de imzası bulunan geçici kabul tutanağında işin idareye teslimine ve kullanılmasına engel teşkil eden 12 madde halinde eksik ve kusurlu işlerin tespit edildiği, geçici kabulün yapılamadığı, idare tarafından davacı yükleniciye farklı tarihlerde yapılmış 9 ayrı yazılı bildirime rağmen eksik ve kusurların giderilmediğini, davacı yüklenicinin, sözleşmenin idare tarafından feshinden önce 24.04.2015 tarihinde Pertek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/38 E. (eski esas) Sayılı dosya üzerinden (işin tamamlanarak geçici kabulün yapılması yada sözleşmenin feshi halinde çıkarılması gereken) kesin hesabın hükmen tespiti ile tahsili davasını açarak sözleşmeyi fiilen feshettiği ve sözleşmeyi uygulanamaz hale getirdiği açıkça ortada olmasına, Pertek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/22 D. İş sayılı dosyası üzerinden 23.10.2020 tarihinde mahallinde yapılan kapsamlı keşif sonucu alınan 21.12.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dava konusu sulama tesisinin tamamlanmadığı ve çalıştırılamadığı, işteki eksik ve kusurlu işlerin 28 madde halinde tespit edilmiş olmasına, dava konusu işteki eksikliklerin tamamlanması için idare tarafından 10.888.576,00 TL bedel üzerinden 20.09.2021 tarihli sözleşme imzalanmasına rağmen, yerel mahkemece; sözleşme eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin geçici kabul işlemleri başlıklı 41.maddesinde yer alan, “…Kontrol teşkilatınca yapılan ön inceleme sonucunda, işte kusur ve eksikliklerin varlığı ve bu kusurlu ve eksik işler toplamının işin tamamına ait bedelin %5’inden fazla olduğu ya da %5’den küçük olmakla birlikte işin idareye teslimine ve kullanılmasına engel teşkil ettiği veya herhangi tehlikeye neden olduğu belirlenirse, durum bir tutanak ile tespit edilir ve işin geçici kabule hazır olmadığı hususu idareye bildirilir “ hükmüne aykırı olarak, …işin geçici kabule hazır derecede tamamlanmış olduğu, eksik ve kusurlu işlerin davacı yüklenicinin kusurundan kaynaklanmadığı, fesih işleminin haksız olduğu” belirtilerek, usul ve yasa hükümlerine açıkça aykırı şekilde, irat kaydedilmiş olan teminatlar nedeniyle 515.050,00 TL maddi tazminatın, 25.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 6200 Sayılı Kanunun 49. maddesi gereği müvekkili idarenin harçtan muaf olduğu ve bu hususun kararda belirtildiği halde, kararın hüküm fıkrasının A- 5 nolu bendinde 131.684,87 TL toplam harcın, B- 4 nolu bendinde ise 27,70 TL başvuru harcı ve 10.503,52 TL peşin harcın (davacıya iadesi yerine) DSİ. Genel Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine hükmedildiğini, özetle feshin haklı olduğu, mahallinde keşif yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının usu ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yanın tüm taleplerinin reddedilmesi gerektiği belirtilerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kesin hesabın denetime elverişli olarak kök ve ek raporlar kapsamında hesaplandığı, heyelan önleme projesi kapsamında davacı yanca imalatı gerçekleştirilen 228.405,35 TL heyelan önleme bedeline ve 39.280,36 TL basınç düşürücü vana bedeline hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı, birleşen Pertek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/54 E. sayılı dosyası kapsamında haksız olarak sözleşmeyi fesheden davalının teminat mektupları bedelini ödemeye mahkum edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu nedenlere dayalı istinaf itirazının reddi gerektiği, dava tarihi itibariyle faiz işletilmesinin yerinde olacağı anlaşılmakla faiz başlangıç tarihinin dava ve ıslah tarihleri göz önünde bulundurularak hükmedilmesi gerektiği, davacı yanın 2015/38 E sayılı dosyasında 658.288,13TL son hakediş, 100.000,00 TL kesin hesap alacağı talebinde bulunduğu, 27.09.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile her iki talebini kesin hesap alacağı adı altında 6.944.971,85 TL'ye arttırdığı, bu nedenle 758.288,13 TL'sine dava tarihi olan 24.04.2015 tarihi, geriye kalan 5.627.097,24 TL'ye ise ıslah tarihi olan 27.09.2017 tarihi itibariyle avans faizine hükmedilmesi gerekirken, 22.09.2014 tarihi itibariyle ticari avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğu, ayrıca davalı idarenin 6200 Sayılı Kanunun 49. maddesi gereği harçtan muaf olmasına rağmen hüküm fıkrasının A- 5 nolu bendinde 131.684,87 TL, B- 4 no.lu bendinde ise 27,70 TL ve 10.503,52 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesi yerine hükmün kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine şeklinde hüküm kurulmaması da hatalı bulunduğundan davalı vekilinin bu kısımlara ilişkin istinafının kabulü gerektiği, Birleşen 2021/8 E sayılı dosyasında davacı yanın, haksız fesih nedeniyle aralarında çıkan muarazanın giderilmesi, fesin geçersizliğinin tespiti, teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulması ile teminat mektubunun iadesini talep ettiği, yargılamanın başında teminat mektuplarına tedbir konmuş ise de sonrasında teminat mektuplarına konan tedbirin kaldırılmasına karar verildiği, davacının daha sonra diğer birleşen dosya 2015/54E sayılı dosyası ile teminat bedellerinin tahsili talepli davayı açtığı, davacı yanın teminat mektubun iadesi talebinin tespit davası şeklinde değil eda davası şeklinde açıldığı, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle iadenin imkansızlaştığı, bu nedenle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar vermekle yetinilmesi gerekirken feshin geçersizliği talebinin reddine ilişkin de hüküm kurulması, davacının HMK 125 kapsamında davasını bedele dönüştürerek diğer birleşen dosyayı açtığından vekalet ücreti talebinin 2015/54 E sayılı dosyada değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla bu dosyada leh/aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararının kaldırılmasına; kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere; Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/7 E. sayılı dosyası yönünden; davanın kısmen kabûlü ile; davacının 6.385.385,37-TL kesin hesap alacağının 758.288,13 TL'sine dava tarihi olan 24.04.2015 tarihi, geriye kalan 5.627.097,24 TL'ye ise ıslah tarihi olan 27.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Heyelan önleme ek projesinin keşif bedeli alacağı olan 228.405,35-TL'nin 24.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, basınç düşürücü vana bedeli olan 39.280,36-TL'nin 24.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/54 Esas sayılı dosyası yönünden; davacı Celal Yaşar FENİŞ İnşaat ve Ticaret Ltd.Şti. tarafından Tunceli ili Pertek İlçesi Kacarlar Göleti ve Sulama işinden dolayı davalı tarafa verilen ve haksız fesih sonrası nakde çevrilen Şeker Bankası Elazığ Şubesi'nin 09/01/2012 tarihli 71.000,00 TL, 26/12/2008 tarihli 42.000,00 TL, 21/05/2008 tarihli 72,050,00 TL, 08/11/2007 tarihli 330.000,00 TL teminat mektuplarının toplamı olan 515.050,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 25/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat taleplerinin reddine, Birleşen Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/8 E. sayılı dosyası yönünden; konusuz kalan davanın esasına ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, şeklinde yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi, hakediş alacağı, imalat bedeli, basınç düşürücü vana bedeli ile kesin hesap alacağının tahsili, birleşen davada haksız fesih nedeniyle muarazanın giderilmesi, feshin geçersizliğinin tespiti ile teminat mektuplarının iadesi, birleşen diğer dosya ise sözleşmenin haksız ve geçersiz feshi nedeniyle teminat mektuplarının paraya çevrilmesinden kaynaklı maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleşen dosyalar davalısı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, taraflar arasında 27/12/1993 tarihli Tunceli Pertek Kaçarlar Göleti ve Sulaması işine ilişkin emanet usulü sözleşme imzalandığı, 16/06/2006 tarihinde ek anlaşma imzalandığı, sözleşmenin birim fiyatlı emanet usulüne ilişkin olduğu, dosya kapsamına göre taraflar arasında kesin hesabın düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince kesin hesabın kök ve ek raporlar kapsamında denetime elverişli hesaplandığı kabul edilerek ödenmeyen kısmın davalıdan tahsili yönünde hüküm tesis edilmiş ise de, Taraflarca kesin hesabın düzenlenmemiş olması durumunda Dairemizin içtihatlarına göre iki tarafın hazırlayacağı kesin hesapların mahkemeye sunulması istenerek taraflarca uzlaşılmayan konularda konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak kesin hesabın çıkarılması gerekir. Somut olayda her iki tarafça çıkarılan kesin hesabın dosyaya sunulduğu ancak bu kesin hesaplar dikkate alınmaksızın değerlendirme yapılarak rapor hazırlandığı, davalının hazırladığı kesin hesabın sunulmasından sonra alınan ek ve hükme esas alınan rapor olan 28/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun itirazları gidermede yetersiz olduğu anlaşılmakta olup bu haliyle inceleme eksik olduğundan taraflarca sunulan hakedişler dikkate alınarak Yargıtay denetimine elverişli rapor düzenlenmek üzere yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu husus göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bent uyarınca asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bent uyarınca asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl ve birleşen davalarda davalı yararına BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.