Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1017 E. 2024/2020 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1017
- Karar No
- 2024/2020
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/475 E., 2015/288 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., ..., ... ... ve ... mirasçıları vekili ile davalılar ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; murisleri arsa sahibi ...'nin davalılardan ...'a arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapması ve taşınmazı satması için vekaletname verdiğini, bu davalının taşınmazı bu vekaletname ile diğer bir kısım davalılara devrettiğini ve taşınmazı devralan bu davalıların davalı yüklenicilerle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, ancak davalılarla yapılan adi yazılı 04.01.1989 tarihli sözleşme gereğince davacılara verilmesi gereken 10 adet dairenin tapusunun verilmediğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümlerin tapusunun iptali ile davacılar adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri, ayrı ayrı verdikleri dilekçelerinde davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2005/94 Esas, 2012/495 Karar 12.11.2012 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile tapu iptal ve tescile, ..., ... ve ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 2005/94 Esas, 2012/495 Karar 12.11.2012 tarihli kararına karşı süresinde davalılar ..., ..., ... mirasçıları vekili ve davacılar ..., ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 22.11.2013 tarihli, 2013/5099 Esas, 2013/7327 Karar sayılı kararı ile; zorunlu dava arkadaşı olmaları nedeniyle davacıların murisinin mirasçıları olan ... çocukları ..., ..., ... ve ...'nin davaya katılarak taraf teşkili sağlandıktan ve işin esasına girildikten sonra karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi'nin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ...'ye vekaleten Av. ... ile ... ve diğerleri arasında adi şekilde düzenlenmiş olan 01.04.1989 tarihli temlik sözleşmesinin geçersiz olduğu davalılar tarafından ileri sürülmüş ise de; inşaat tamamen yapıldığından TMK'nın 2. maddesi de dikkate alındığında sözleşme geçerli hale geldiği, inşaatın yapıldığı dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 6217 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı kurulmuş olup; tüm bağımsız bölümler halen davalı S.S. ... Kent Konut yapı Kooperatifi adına kayıtlı olduğu, davalı ... tarafından 04.01.1989 tarihinde 46 ada 27 parseldeki ½ pay ...'nin verdiği vekaletle ... ve ... ile ..., ... ve ...'a temlik edildiği, sözleşmede tamamı aynı binada olmak üzere 10 adet dairenin karşılıksız olarak ...'ye, vefatı halinde mirasçılarının alacağı karara göre doğrudan mirasçılara verileceği kararlaştırıldığı, taşınmaz mülkiyetini devralan ..., ..., ... (...), ... ..., ... ve ... ile müteahhit ... arasında ... 4. Noterliği'nin 10.02.1992 tarihli, 39531 yevmiye no.lu kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmede taşınmazın önceki maliki ...'ye verilecek arsalar konusu yer almadığı, 2 – 4 – 6 – 8 ve 10 no.lu dairelerin teslim edildiği, 1 -3 -5 – 7- 9 no.lu dairelerin fiziken teslim edilmediği bildirildiği, ... mirasçılarına (C) Blokta keşfi yapılan dairelerin teslim edileceğinin tartışmasız olduğu, ... ve ... vekil sıfatıyla hareket ettiklerinden, davalı ... alt yüklenici olduğundan bu davalılar yönünden husumet yönünden red kararı verilmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davalı kooperatif adına olan tapunun iptali ile davacılar adına mirasçılık belgesindeki payları oranında tesciline, ..., ... ve ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davacı ... vekili, bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılmasına, tüm yargılama gideri ve harçların kendileri tarafından karşılanmasına rağmen müdahillerin davacı konumuna getirildiğini, diğer davacıların taraf sıfatı olmadığını, tüm harç ve yargılama giderleri kendileri tarafından yapılmasına rağmen diğer davacı olarak gösterilen müdahiller lehine hisseler oranında hüküm kurulmasının doğru olmadığını, mahkemece müvekkili davacıların miras payı oranında tapu iptal ve tescile karar verilmesinin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, 04.01.1989 tarihli sözleşmede yapılacak dairelerin ...'ye, ölümü halinde mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ...’a verileceğinin açıkça belirtildiğini, tüm mirasçıların değil sadece sözleşmede geçenlerin hak sahibi olduğunu, dosyada daire değerlerinin tespiti yönünden eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın, davalılar ..., ..., ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir. 2. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 04.01.1989 tarihli sözleşmeye göre yapılacak dairelerin ...ye, ölümü halinde mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ...’a verileceğinin açıkça belirtildiğini, 10 adet dairenin tapularının doğrudan bu kişilere verilmesi gerektiğini, dairelerin hesaplanan değerlerini kabul etmediklerini, davanın, davalılar ..., ..., ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir. 3. Bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin zilyetliğe dayalı olarak mülkiyetin intikaline karar verdiğini, ancak zileyetliğin davacılarda olduğuna ilişkin herhangi bir yazılı belge ve bilgi olmadığını, davacılara fiilen teslim söz konusu olsaydı davacıların kira tazminatı istemeyeceğini, mahkemenin devrine karar verdiği bağımsız bölümlerin 23.07.2004 tarihli protokol ile arsa maliki olan davalılar arasında paylaşıldığını, davaya dayanak gösterilen 04.01.1989 tarihli belgenin geçersiz olduğunu, bunun da bu protokol ile doğrulandığını, ...’ün 04.01.1989 tarihli sözleşmede imzasının olmadığını, kefil olarak gösterilen kişilere kefalete ilişkin verilmiş herhangi bir vekaleti de olmadığını, bu nedenle ... adına tapu iptaline karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... ve mirasçılarının adi yazılı belgeden dolayı kefil olarak sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, vekil ve asilin aynı anda sorumlu tutamayacağını, mahkemenin ... vekili olarak imza atan ...’i şahsen sorumlu tutarken vekil olarak imza atan ... ve ... aleyhine açılan davayı husumetten reddederek çifte standart uyguladığını, ...'in de diğer davalılar gibi aynı şekilde adi yazılı belgeye istinaden arsa maliki olarak kendisine ait olması gereken bağımsız bölümlerin tapularının iptalinin hatalı olduğunu, dava konusu bağımsız bölümler arsa maliki müvekkili davalılar adına kullanılmakta olmasına rağmen tapu kaydının kooperatif adına kayıtlı olduğunu, arsa maliki davalılar adına tescil bulunmadığı halde tapu iptaline karar verilirken yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı müvekkillerinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi, 437 nci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355-370, TMK'nın m.640 vd. 3. Değerlendirme 1. Türk Medeni Kanunu'nun m.640 vd. hükümlerine göre mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Ölümle birlikte mirasçılar terekedeki haklara ve borçlara iştirak halinde mülkiyet esaslarına göre malik olacaktır. Davacılar arasında miras ortaklığı ile iştirak halinde mülkiyet bulunduğundan, birlikte taraf olabileceklerinden, yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi alacak kalemleri de iç ilişkiyi ilgilendirdiğinden davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; muris ...'nin hissedar olduğu arsa payı 04.01.1989 tarihli sözleşme ile yüklenici sıfatında bulunan davalı ..., ..., ..., ..., ...'a devredildiğinden geçerli bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin varlığının kabulü gerekmektedir. Dava konusunun tapu iptal ve tescil olduğu, davalı ...'in, belirtilen sözleşmeyi vekil sıfatı ile imzaladığı, tapu kaydında taraf olarak görülmediği, dava açılmasına da sebebiyet vermediği anlaşılmakla bu kişi açısından davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin bu doğrultuda hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. (1) numaralı bent gereğince bir kısım davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. (2) numaralı bent gereği bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının, (4) numaralı bendinde yer alan "... ... ..." ibaresinin önüne "... mirasçıları, ..., ..., ..., ..."ibaresinin eklenmesi, (5) numaralı bendinde yer alan "... ... ..." ibaresinin önüne "... mirasçıları, ..., ..., ..., ..." ibaresinin eklenmesi, (6) numaralı bendinde yer alan "... ... ..." ibaresinin önüne "... mirasçıları, ..., ..., ..., ..." ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.