Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4382 E. 2025/2218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4382
- Karar No
- 2025/2218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/679 E., 2023/675 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/411 E., 2021/761 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA 1-Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; Van İli, ... İlçe, ... Mah., ... ada, ... parselde yer alan taşınmaz hissedarı müvekkiller ile davalı yüklenici ..... Tur. Tic. San. Ltd. Şti. arasında 14.09.2009 tarihli sözleşme ve 27.10.2009 tarihli Gayrımenkul Satış Vaadi ve Daire Karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, 14.09.2009 tarihli sözleşmede devri kararlaştırılan dava konusu iki adet dükkanın fiili tesliminin yapıldığın ancak tapu devirlerinin yapılmadığını, fiili olarak davacıların kullanımında olan taşınmazların 3.kişilere devredildiği, devir alan kişilerce taşınmaz teminat gösterilmek sureti ile kredi çekilerek diğer davalı banka tarafından ipotek tesis edildiğini, taşınmazların alacağa mahsuben davalı banka tarafından satın alındığı belirterek sözleşmede kararlaştırılan bağımsız bölümlerin tapu iptali ile davacılar adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmazların rayiç bedelinin tespiti ile dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2-Birleşen Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/213 Esas sayılı davasında davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı yüklenici ile aralarında gayrımenkul satış vaadi ve daire karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan bağımsız bölümlerin tapu devrini gerçekleştirmemesi nedeniyle yüklenici ve dava konusu bağımsız bölüm maliki banka aleyhine dava açıldığını, dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu parselin tapu kaydında davalıların payı olduğunu ve bu kişilerinde davaya dahil edilmesi gerektiği nedeniyle eldeki dava ile Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/347 Esas sayılı dava dosyasının birleştirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Asıl davada; a. Davalı Vakıfbank vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından sunulan adi yazılı sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, müvekkil bankanın sözleşmelerden 7 yıl sonra yapılan işlemde taraflar arasındaki sözleşmeyi biliyor olmasını beklemenin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. b. Davalı yüklenici davaya, cevap vermemiştir. 2-Birleşen Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/213 Esas sayılı davada; a.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan sözleşmeden haberdar olmadığını, dava konusu taşınmazı .... şirketinden satın aldığını, hali hazırda malik olmadığını, iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. b. Diğer davalılar davaya, cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların malik oldukları taşınmazdaki hisselerini davalı yüklenici şirketle yaptıkları adi yazılı sözleşmeler ile 09.03.2010 tarihinde devrettikleri, dava konusu taşınmazların davacılara fiilen teslim edildiği, taşınmazlar üzerinde 07.04.2016 tarihinde kat irtifakı tesis edilmek suretiyle birleşen dava davalıları ..., ... ve ... adına tescil edildiği, 14.04.2016 tarihinde ise taşınmazların davalı ... üzerine tek başına tescil edildiği, asıl dava davalısı bankanın 30.06.2016 tarihinde taşınmazlar üzerinde ipotek şerhi tesis etmiş olduğu ve 09.05.2018 tarihinde alacağına mahsuben taşınmazları satın aldığı, dava konusu taşınmazların birleşen dava davalıları ..., ... ve ...'a devir tarihinde ve asıl dava davalısı bankanın ipotek tesis ettiği tarihte üzerinde devam etmekte olan herhangi bir inşaat faaliyeti olmadığı, kat irtifakı tesis edilmiş olduğu ve tapu kaydında sözleşme ya da davalıdır şerhi bulunmadığı, asıl dava ve birleşen dava davalılarının davacılar arsa sahibi ile davalı yüklenici şirket arasındaki ilişkileri bildiğinden bahsedilemeyeceği ve davacıların zararına hareket ederek ve muvazaalı bir şekilde taşınmazı satın aldıkları iddia ve ispat olunamadığı, tapu kütüğündeki kayda güvenerek iyiniyetle mülkiyet iktisap eden asıl dava ve birleşen dava davalılarının kazanımlarının korunması gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne; birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların müvekkillere fiilen teslim edilip kullanıldığının değerlendirilmediğini, davalı bankanın ipotek tesisinden önce dava konusu taşınmazların davacılar tarafından malik sıfatı ile kullanıldığını, davalı yüklenici ve diğer davalılar tarafından kötüniyetli olarak davalı bankaya ipotek verilerek cebri icra yolu ile taşınmazların satışına sebebiyet verildiğini, yükleniciye devir işleminin avans niteliğinde olduğunu, yüklenici veya yükleniciden devir alan 3. kişilerin tapu kayıtlarında malik olarak yer alsa dahi yüklenici tarafından sözleşmede belirtilen edimini yerine getirmediği sürece ayni hak sahibi olmaları mümkün olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescili ile terditli tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.