Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4188 E. 2024/357 K.
Konu: Tapu İptal Tescil Ve Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4188
- Karar No
- 2024/357
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptal Tescil Ve Alacak
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tapu iptal tescil ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin harita mühendisi olduğunu, harita mühendisi olması nedeniyle imar ve parselasyon çalışmaları hakkında danışmanlık hizmeti vermekte olduğunu, davalının 2013 yılında maliki olduğu 10.869.14 m2 tarla vasıflı taşınmazda yola terk işleminin yapılması için davacı ile iletişime geçtiğini, taraflar arasında yapılan sözlü anlaşmaya göre taşınmazda 3194 sayılı Yasanın 18. madde uygulaması yapılması ve danışmanlığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması, takibi, danışmanlığı ve hizmetleri karşılığında ücret olarak davacıya çalışma konusu parselden oluşturulacak 700 m² bir arsanın verileceğinin taahhüt edildiğini, davalının 3194 sayılı Yasanın 18. madde uygulaması sonucu oluşan 5917 ada 4 no’lu parselde bulunan 699 m² arsadan 350 m² hisseyi verdiğini ancak davalının ikinci çalışma dosyasında yaptığı emek ve mesaisine karşılık ücret olarak devrini taahhüt ettiği 349 m²’yi müvekkiline devretmeyerek taahhüt ettiği borcu yerine getirmediğini ileri sürerek, 5917 ada 4 no’lu parsel 349 m²’lik taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, mümkün olmadığı takdirde şimdilik 12.0000 TL hizmet bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.07.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle bedel yönünden talebini 700.000,00 TL’ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yapmadığı işlerin dahi karşılığını fazlası ile alarak davalıyı zarara uğrattığını, davalının tarafına ait tarla vasıflı taşınmazda parselasyon çalışmaları yapılması hususunda davacı ile anlaşma sağladığını, bu anlaşma gereği her ne kadar davacı taraf çeşitli işler yaptığını iddia etse de öncelikle yaptığı iddia edilen işlerin kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafın taahhüt ettiği işlerin bir kısmını yapmadığı gibi diğer işleri de eksik ve yarım bir şekilde yaptığını, davacı tarafından ilk çalışma programında taahhüt edilen işlerin bedelinin yaklaşık 100.000,00 TL civarında iken davacı tarafın davalıyı kandırmak ve mağdur etmek kastı ile hareket ederek, davalıya ait 5917 Ada 4 numaralı parselde bulunan arsadan 350 m² hissenin kendisine devrini sağladığını, davacıya devri yapılan hissenin en düşük rayiç bedelinin 460.000,00 TL olmakla piyasa değerinin ise 700.000,00 TL olduğunu, davacı tarafın davalıdan işbu bedelin en az 4 katı hatta piyasa değeri dikkate alındığında 7 katı kadar fazlasını alarak haksız kazanç elde ettiğini, davacı tarafından ikinci çalışma olarak nitelendirilen işlerin ve taahhütlerin hiçbirinin yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının yapılan işi ve işin miktarını ispatladığı, ancak sözleşme gereğince yapılan ... karşılığında ifa edilmesi gereken edimin ne olduğu hususunun taraflar arasında tartışmalı olduğu, dava değerinin senet ile ispat sınırının üzerinde bulunması sebebiyle senetle ispatın zorunlu olduğu, davacı tarafından yapılan işin karşılığı taşınmaz devrine ilişkin yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı mahiyetinde delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvurusunda; ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, eser sözleşmelerinde, kural olarak sözleşmenin ve yapılan işin miktar ve değerinin ispat yükü yüklenicide olduğunu, davalının yapılan işi kabul ettiğini, davalının kararlaştırılan edimini yerine getirmediğini, ikinci çalışma planı kapsamında yapılan imar ve parselasyon çalışmasının eksiksiz tamamlanmasına ve ücretin hak edilmesine karşın bedelinin ödenmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafından davacıya devredilen 5917 ada 4 no’lu 350 m²’lik arsa vasıflı taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 489.314,00 TL olup, bu miktarın bilirkişi tarafından hesaplanan davacının hak kazandığı toplam 266.019,49 TL tutarındaki ücretin de üzerinde olduğu, kaldı ki taraflar arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı da dikkate alındığında, davacının alacak miktarının daha fazla olduğu yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delilerle ispatlayamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı hizmet bedelinin tahsiline yönelik tapu iptali ve tescili, mümkün olmadığı takdirde bedelin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.