Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/4730 E. 2023/4094 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4730
Karar No
2023/4094
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1125 E., 2022/792 K. Taraflar arasındaki asıl davada alacak, birleşen davada menfi tespit, itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden kısmen kabulüne, birleşen 2013/689 Esas sayılı dava yönünden kabulüne, diğer birleşen 2014/60 Esas sayılı dava yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalılar vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketler arasındaki organik bağ nedeniyle davalılardan Seç Yapı Ltd. Şti. tarafından alınan TOKİ ihalesinin diğer davalıya taşere edildiğini, taşeron Meç İnş. Ltd. Şti. ile de davacı arasındaki söz konusu inşaatın Mekanik Tesisatı İşi için yazılı anlaşma yapıldığını ancak davalıların bu anlaşma nedeniyle oluşan davacı hak edişini eksik ödediklerini ve anlaşmanın haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek, şimdilik 950.000,00 TL alacağın avans faizi ile davalılarda tahsilini, birleşen 2013/689 Esas sayılı davasında, hem yazılı hem de akabinde sözlü olarak yapılmış olan mekanik ve güneş enerjisi sistemleri işine ilişkin alınan avansların teminatı olmak üzere verilen 2 adet davacı çeki nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, birleşen 2014/60 Esas sayılı davasında ise, sözlü olarak aktedilmiş Güneş Enerji Sistemleri İşinin hak ediş tutarlarının davalılarca eksik ödendiğini, bakiye alacak için davalı Meç İnş. Ltd. Şti. aleyhine başlattıkları takibin haksız itiraz neticesinde durduğunu, aralarındaki organik bağ nedeniyle diğer davalının da bu borçtan sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerinin hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava konusu mekanik tesisat işi nedeniyle davacının bakiye 648.976,23 TL alacağı bulunduğu, birleşen 2014/60 Esas sayılı dava konusu güneş enerjisi sistemleri işi nedeniyle ise bakiye 123.222,40 TL alacak tespit edildiği, aralarında fiili bağlantı bulunduğu anlaşılan davalıların bu tutarlardan müteselsilen sorumlu oldukları, davacının yaptığı işler bedelinin avans tutarının çok üzerinde olması nedeniyle teminat çeklerinin iadesi koşulunun oluştuğu ancak davalı Seç Yapı Ltd. Şti.'nin bu hususta sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili; hükümde ek rapora itibar edilmesinin gerekçelendirilmediğini, radyatör bedelinden davacının sorumlu olmadığını, geçici kabul eksikliklerinin yanlış değerlendirildiğini, teslim edilen malzeme tutanağındaki imzanın yetkili temsilciye ait olmadığını, yemek ve ortak gider kesintisi yapılmasının hatalı olduğunu, vergi iadesi almadıklarından tevkifat yapılamayacağını, faturaların eksik düzenlenmesi nedeniyle mükerrer kesinti oluştuğunu, güneş enerjisi sistemi bakımından davalının eksik ifa iddiası bulunmadığını, menfi tespit kararından davalı Seç Yapı Ltd. Şti.'nin de sorumlu tutulması gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davaların tam kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ile davalı Meç İnş. arasında eser sözleşmesi niteliğindeki Mekanik Tesisat işine dayalı alacağın tahsili, Güneş Enerjisi Sistemleri Tesisat işine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve yine bu sözleşmelere dayalı olarak verilen teminat çekleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, sözleşmenin götürü bedelin istisnalarına ilişkin 5/3. maddesinde radyatörlerin de sayılmış olmasına ve davacının 17.02.2014 tarihli beyanında, Seç panel talebi doğrultusunda fiyat teklifi yapıldığını, belirtmesine ayrıca faturalar iade edilirken de fiyata değil miktara itiraz edilmiş olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davalarda davacıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan asıl ve birleşen davalarda davalılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4730, K. 2023/4094, T. 05.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-4730-e-2023-4094-k-91c10460e4ff