Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2012/6412 E. 2012/9469 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/6412
- Karar No
- 2012/9469
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, borçlu ortağın borcundan dolayı, alacaklı tarafından İİK'nun 121. maddesi gereğince alınan yetkiye istinaden açılan, 25 adet adet taşınmazda ortaklığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece, 4 adet parsele ilişkin olarak, feragat nedeni ile davanın reddine, 21 adet parsel yönünden ise ortaklığın taşınmazların satışı suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, tapu kaydına göre dava açmış, taşınmazların muris adına kayıtlı olduğuna dair bir iddiası olmadığı gibi, kabulüne karar verilen parsellerin 20 adedinde ismi geçen ve 19 adedinde paylı mülkiyet sahibi olan, bir adedinde tam mülkiyet sahibi olan ... oğlu ...'in borçlu olmadığı, borçlu ile aynı isimde murisi olduğuna yönelik bir iddiası da bulunmamaktadır. Dosyada bunun aksine bir kayıt olmaması nedeni ile tapuda ismi geçen ... oğlu ...'in alacaklının borçlusu olan ... olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, dava konusu edilen ve satışına karar verilen 21 adet taşınmazdan, 19 adedinde borçlu paydaş ...'in bir kısmında 1/3, bir kısmıda ise ¼ müstakil payının bulunduğu, borçlunun payının elbirliği mülkiyetine tabi olmayıp paylı mülkiyet hükümlerine tabi olduğu tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Ayrıca ortaklığın giderilmesine karar verilen parsellerden bir tanesi olan (148 ada 177 parsel sayılı) taşınmazın tamamı da borçlu ...'e ait olduğu, yine kabul edilen 117 ada 41 parselde ise borçlu ortağın miras payı bulunmadığı gibi bu parsel yönünden, İİK 121. maddesi gereğince verilmiş bir yetkide bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı alacaklı borçlu paydaşın paylı mülkiyet payı bulunan taşınmazlardaki payını bağımsız olarak haciz ettirip sattırma olanağına sahip olduğundan, yine kendisine ait taşınmaz üzerinde de ortaklık söz konusu olmadığında ortaklığın giderilmesi talep edilemeyeceğinden, 117 ada 41 parsel yönünden ise İcra Mahkemesince verilen bir yetki olmadığı gibi, borçlu ortağın payı da bulunmadığından, davanın kabulüne karar verilen parseller yönünden de davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.