Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2012/15230 E. 2012/14883 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/15230
- Karar No
- 2012/14883
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 2886 Sayılı Yasanın 75. maddesi gereğince fuzuli şagil durumuna düşen davalının kiralanandan tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili 23.3.2011 tarihli dava dilekçesinde, davalının, eski malikle yapmış olduğu 1.7.2000 tarihli 10 yıl süreli sözleşmenin 1.7.2010 tarihinde sona erdiğini, söz konusu yerin mülkiyetinin 8.7.2010 tarihinde müvekkiline geçtikten sonra 6 ay içinde boşaltılması için ihtar gönderildiğini, sözleşmenin 1.7.2010 tarihinde sona ermesi ve malikin el değiştirmesinden sonra yasal 6 aylık ek sürenin de dolması nedeniyle sürenin uzatılmasına da gidilmediğinden hiçbir ihbara gerek kalmadan tahliye etmesi gerekirken, tahliye etmeyip, fuzuli işgalci olarak devam ettiğini, bunun üzerine belediyece 17.1.2011 tarihli ihtarla taşınmazın belediyeye bağlı birimlerce kullanılacağından taraflar arasında yeni kira sözleşmesi yapılmayacağı belirtilerek 15 günlük süre verildiğini, tüm iyi niyetli çabalara rağmen kamu malını işgal etmeye devam ettiğini, bu nedenle 5393 sy nın 15.maddesi, 6570 sy nın ilgili maddeleri ve 2886 sy nın 75.maddesi, ve 3091 sy nın 9.maddesi gereğince tahliye edilmesi gerektiğini, bu nedenle dava açmadan valiliğe yapılan fuzuli işgale dayalı tahliye talebinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, bu nedenle söz konusu yerin yeni iktisap ve ihtiyaç sebebiyle tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise, dava konusu taşınmazın önce Belediyenin mülkiyetinde iken 1997 yılında 2886 sy ya göre ...’a satışının yapıldığını, ... malik iken kira sözleşmesinin yapıldığını, ancak 1997 yılındaki ihalenin şikayete konu olduğunu, ihalenin iptalinin istendiğini ve mahkemenin de tapunun iptaline karar verdiğini, belediyenin mahkeme kararıyla yeniden malik olduğunu ve 2003 yılında kira ihalesine çıktığını, müvekkilinin ihaleyi kazanarak taşınmazın kiracısı olduğunu, kira bedellerinin ödendiğini, müvekkilinin ... ile yapılan sözleşmeye göre değil, ... Belediyesinin 2003 yılında yaptığı kira ihalesine dayanarak taşınmazda kiracı olduğunu, dava dilekçesindeki “8.7.2010 tarihinde ... Belediyesinin mülkiyetine geçmiştir” ifadesinin doğru olmadığını, belediyenin bu taşınmaz ile aynı binanın aynı katının ...’ye ait karşı daire ile aralarındaki bir nizanın sonucu olarak trampa işleminden kaynaklandığını, yani ... Belediyesine ait taşınmazın ...’ye, ...’ye ait taşınmazın yanlışlıkla ... Belediyesi adına tapulandığını, davacının bu tarihte mülkiyetimize geçti demesinin gerçekten tapunun bu tarihte ... Belediyesine geçmesinden değil, bir tapu düzeltim işleminden kaynaklandığını, müvekkilinin 2003 yılından itibaren ... Belediye Başkanlığının kiracısı olduğunu, kiraların Ziraat Bankasındaki belediye hesabına yatırıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 5393 Sayılı Belediye Kanununun 15/p-3 maddesi hükmüyle belediye taşınmazları 5538 Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdareleri ve 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür.Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır.Yasa, süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağını hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca taraflar arasında usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil olarak kabul etmek gerekir. Hazine, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Vakıflar Genel Müdürlüğü 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 Sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülki amirden tahliyesini isteyebilirler. Mahkemece her ne kadar dosya kapsamına göre 11.04.2003 tarih ve 195 karar numaralı encümen kararına göre dava konusu taşınmazların davalıya ihale suretiyle verildiği, davacının bir an yeni malik olduğu düşünülse ve yeni malik olunsa dahi somut bir ihtiyaç sebebinin gösterilmesi gerektiği, fakat davacının ihtiyaç iddiasının soyut bir iddiadan öteye geçemeyeceği yerleşik Yargıtay kararlarından da anlaşılmakla, somut, samimi ve gerçekçi ihtiyaç sebebinin gösterilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, esasen mahkemenin de kabulünde olduğu üzere dava konusu yerlerin davacı tarafından 2886 sayılı yasaya göre kiraya verilmiş oldukları ve en son 16.3.2004 tarihli 202 sayılı ... Belediyesi Encümen Kararı ile 18.4.2004 tarihinden itibaren sözleşmenin 1 yıl süre ile yenilenmiş olduğu, takip eden 18.4.2005 tarihinden itibaren de kendiliğinden bir yıl süreliğine uzamış olduğu anlaşılmaktadır. HMK.nun 33.maddesine göre bir davada olayları ortaya koymak taraflara, öne sürülen maddi olguların hukuki nitelendirilmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakime aittir. Nitekim davacı dava dilekçesinde kiralananın kira süresi bitmesi nedeniyle kiracının artık fuzuli şagil olduğundan tahliyesini istemekte olup, 5393 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.7.2005 tarihini izleyen 18.4.2006 tarihinden itibaren davalı söz konusu taşınmazlarda fuzuli işgalci durumuna düşmüştür. Bu durumda mahkemece sözleşme süresi sona eren davalının 2886 Sayılı Yasanın 75.maddesi gereğince kiralanandan tahliyesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.