Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2012/11375 E. 2012/13251 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/11375
- Karar No
- 2012/13251
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiralanan taşınmazın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının kiracısı olduğunu taşınmazda yeşil alan ve kaldırım düzenlemesi çalışmaları yapılacağını,bu nedenle taşınmazın tahliye edilmesi hususunu içeren yazının davalıya tebliğ edildiğini belirterek taşınmazın tahliyesine karar verilmesini talep etmiş, davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.08.1985 başlangıç tarihli ve on yedi ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Kira sözleşmesi uyarınca ... Belediyesi’ne ait taşınmazın davalı kiracıya ihale yasası hükümlerine göre kiraya verildiği, 2886 Sayılı tabi olduğu anlaşılmaktadır. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil Ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 5393 Sayılı Belediye Kanununun 15/p-3. maddesi hükmüyle belediye taşınmazları, 5538 Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdareleri ve son olarak 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür.Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasa, süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağını hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca taraflar arasında usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil olarak kabul etmek gerekir. Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve belediyeler 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 Sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülki amirden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez. Olayımızda; her ne kadar, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca kiraya verilen kiralanan ile ilgili olarak taraflar arasında düzenlenen 01.08.1985 başlangıç tarihli ve on yedi ay süreli kira sözleşmesi 6570 Sayılı Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca yıldan yıla yenilenerek uzamış ise de; belediye taşınmazları hakkında 2886 Sayılı Yasanın 75. maddesi hükümlerinin uygulanacağını düzenleyen 5393 Sayılı Kanunun (15/p-3 md.) yürürlüğe girdiği 13.07.2005 tarihini izleyen, yenilenen son dönemin bittiği 31.12.2005 tarihi itibariyle sözleşmenin sona erdiğinin kabulü gerekir, artık bu tarihten sonra yasa gereği sözleşmenin 6570 Sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca yıldan yıla yenilenmesi olanağı kalmadığından davalı kiracı fuzuli şağil durumuna düşmüştür. Bu tarihten itibaren kiralananın 6570 sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanunu’na tabi olup olmadığına bakılmaksızın mahkemeden veya mülki amirden tahliyesi istenebilir.Davacı vekilinin kiralanan taşınmazda 6570 sayılı kanun gereğince yeniden imar ve inşa nedeniyle tahliye talep etmesinde sonucu etkiler bir yön bulunmamaktadır. Kira süresinin uzatıldığına ilişkin dosyada bir kanıt bulunmadığına göre mahkemece tahliye kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.