Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2011/9527 E. 2011/14522 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/9527
Karar No
2011/14522
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi(icra) İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen yerler hakkına uygulanırken, 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl özel İdareleri ve son olarak 5737 sayılı kanunun 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasa, süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına alındığından, 2886 sayılı yasanın 1.maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir. Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve belediyeler 2886 sayılı yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 sayılı yayaya ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülkiye amirinden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması taraflara arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez. Belediyelerin 2886 sayılı yasanın 75.maddesinden yararlanma tarihi olan 13.07.2005 tarihinden sonraki dönem için kira süresi uzatılmamış ise kira başlangıç tarihine göre davalının haksız işgalci durumunda bulunduğunun kabulü gerekir. İİK.’nun onuncu babında yer alan 269 ve devamı maddelerinde kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyeleri usulü düzenlenmiştir. Bu madde hükümlerine göre takip yapılabilmesi için taraflar arasında geçerli kira ilişkisi bulunmalıdır. Hemen belirtilmesi gerekir ki, kira sözleşmesi niteliğinde olmayan sözleşmeler dayanılarak ilamsız tahliye takibi yapılamaz. Olayımıza gelince; takipte dayanılan ve karara esas alınan 01.04.1999 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taşınmaz davalıya ihale suretiyle kiraya verilmiş olup sözleşme süresi 01.04.2002 tarihinde sona ermiştir. Sözleşmenin 2.maddesinde süre sonunda kira süresinin uzatılıp uzatılmayacağına belediye encümeni ve kira komisyonunca karar verileceği belirtilmiş olup, dosyadaki belgeler arasında bulunan 09.12.2003 tarihli encümen kararına göre sözleşme süresi en son 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak üzere bir yıl uzatılmıştır. 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5538 sayılı Belediye Kanununun 15/p-3 maddesi hükmüyle belediye taşınmazları da 2886 sayılı yasanın 75.maddesi kapsamına alınmış olup değişikliğin yürürlüğe girdiği 13.07.2005 tarihinden itibaren davaya konu taşınmaz da 2886 sayılı yasanın 75.maddesi kapsamına alınmıştır. Bunun sonucu olarak kira ilişkisinin 6570 sayılı yasanın 11.maddesi uyarınca yıldan yıla yenilenmesi olanağı kalmadığından davalı 01.01.2006 tarihinden itibaren fuzuli şagil durumuna düşmüştür. Taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığına göre İİK.’nun 269 ve devamı maddelerinde düzenlenen takip şekli ile kiralananın tahliyesi ve alacak isteminde bulunulamaz. Davacının isteminin bu nedenle reddi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9527, K. 2011/14522, T. 14.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2011-9527-e-2011-14522-k-5e1e0a63aea6