Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2011/11782 E. 2011/11654 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/11782
Karar No
2011/11654
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Gökçeada İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı ve müteselsil kefil hakkında yapılan icra takibine vaki itiraz üzerine, itirazın kaldırılması, tahliye ve %40 tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekilince, kiracı ve müteselsil kefile karşı 23.08.2010 tarihinde başlatılan tahliye istemli icra takibinde, Haziran/2009 – Ağustos/2010 arası kira paralarının ödenmediği bildirilerek 5.500 TL’sı asıl alacak ve 275,88 TL’sı işlemiş faiz olmak üzere 5.775,88 TL alacağın borçlulardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir. Takipte dayanılan ve karara esas alınan 15.06.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ... sözleşmeyi kiracı sıfatıyla imzalamış olup diğer davalı ... ise müteselsil kefil konumundadır. Kural olarak sözleşme süresinin 6570 Sayılı Kanunun 11.maddesi gereğince uzadığı hallerde, yenilenen kira dönemi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi öncelikle bu hususun (kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için de devam edeceğinin) sözleşmeye yazılmış olması; bunun yanında, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süre ve hangi miktarla sınırlı olacağının gösterilmiş bulunmasına bağlıdır. Ne kadar uzayacağı belirsiz ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükmü geçerli kabul edilemez. Olayımızda, sözleşmenin özel şartlar bölümünün 16.maddesinde kefaletin kira akdi boyunca devam edeceği belirtilmiş ise de; kefilin gerek sorumlu olacağı süre,gerekse azami miktar gösterilmemiş olduğundan kefilin sorumluluğu sözleşmenin başlangıç tarihine nazaran bir yıl süreyle sınırlıdır. Şu durumda takip talepnamesine konu edilen aylara nazaran davalı müteselsil kefilin 15.06.2009 tarihinden itibaren başlayan yeni dönem kira paralarından sorumlu tutulması doğru değildir. Öte yandan; davalı kiracı ...’a gönderilen ödeme emri tebliğ edilememiştir. Borçluya ödeme emri tebliği işlemi yapılmadığından, İİK 269.maddede belirtilen süreler işlemez. Adı geçen borçlunun haricen takibi öğrenip, borca itiraz etmesi yasanın emredici hükümleri karşısında sonuca etkili değildir. Bu durumda alacaklı geçersiz olan ödeme emrine dayanarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunamayacağından kiracı borçlu hakkındaki davanın da reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde istemin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/11782, K. 2011/11654, T. 26.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2011-11782-e-2011-11654-k-172d6be76cd8