Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/449 E. 2025/4027 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/449
- Karar No
- 2025/4027
- Karar Tarihi
KANUN YARARINA BOZMA Tehdit suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1.cümle maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2017 tarihli ve 2015/299 esas, 2017/346 kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 20.01.2025 gün ve 94660652-105-34-2607-2024-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.02.2025 gün ve 2025/10068 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Sanığın eylemine konu tehdit suçunun suç tarihinden sonra karar tarihinden önce 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı, yine aynı Kanun'un "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesinin; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir." şeklinde olması karşısında, sanığın işlediği tehdit suçu bakımından uzlaştırma işlemleri yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İnceleme konusu olayda; Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2017 tarihli ve 2015/299 esas, 2017/346 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında katılana karşı tehdit ve sahte parayı tedavüle koyma suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 197/1 ve 106/1.c.1 maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararı verildiği, kararın 23.01.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca uzlaştırmanın 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinde yer alan "tehdit" suçu yönünden de uygulanabilir hale geldiği anlaşılmakta ise de; “tehdit” suçunun aynı katılana yönelik uzlaşma kapsamında olmayan “sahte parayı tedavüle koyma” suçu ile birlikte işlendiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." hükmü uyarınca sanığın, katılana yönelik tehdit eyleminden dolayı hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılması karşısında; olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebi yerinde görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle REDDİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.