Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/3283 E. 2025/11113 K. – Tehdit
Konu: Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3283
- Karar No
- 2025/11113
- Karar Tarihi
- Konu
- Tehdit
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2418 E., 2024/1500 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanunu’nun 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirtilen sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Tanıklar ... ve ...’ın katılanların anne ve babası olması nedeniyle tarafsız tanık olmadıkları, buna rağmen kovuşturma aşamasında sanığın katılanları tehdit ettiğine dair bir beyanda bulunmadıkları, 07.11.2017 tarihli duruşmada tanık ... nın beyanına göre haciz esnasında sanığın katılanlara "sizi sık sık rahatsız ederim" dediği, tanık nın beyanına göre ise sanığın katılanlara "2-3 günde bir gelirim" dediği bu beyanların katılanlarca icra takibine konu borcun ödenmemesi halinde sanık tarafından haciz işlemlerinin devam ettirileceği anlamına geldiği değerlendirilmekle, haciz sırasında orada bulunan icra memuru tarafsız tanık ...'in sanığın katılanlara yönelik tehdit içeren bir söz söylediğini duymadığı yönündeki beyanı da göz önünde bulundurulduğunda, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş; sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 18.04.2024 tarihli ve 2023/2418 Esas, 2024/1500 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.12.2025 tarihinde karar verildi.