Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/2402 E. 2025/946 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2402
Karar No
2025/946
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2437 E., 2022/2508 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Esastan Ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Olay tarihinde mağdur ...'ın gündüz sayılan zaman diliminde saat 18.15 sıralarında ikametine yürüdüğü esnada tanımadığı suça sürüklenen çocuk ...'ın hakkında tefrik kararı verilen suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... yanına gelerek saati sordukları elindeki telefonu görünce telefonu istedikleri, telefonu vermediği, suça sürüklenen çocuklardan bir tanesinin mağdura bıçak çektiği, mağdurun korkup kaçması üzerine mağduru yakalayıp tuttukları ve mağdurun elinden telefonu alarak yağmaladıkları, iddiası ile açılan davada suça sürüklenen çocuk ...'ın alınan beyanında telefonun kardeşi olan ...'a ait olduğunu belirttiği dikkate alındığında olay tarihinde ... adına kayıtlı hat olup olmadığı, hattın hangi cep telefonunda kullanıldığının telefon operatörlerine sorulması, ayrıca mağdur ...'ın beyanlarında belirttiği facebooktan aldığına dair belgesinin olup olmadığının sorularak telefona ait imei numarasının saptanmasının sağlanması, telefonun imei numarası tespit edildikten sonra bu telefona takılmış hatların sahiplerinin ve kullanıcılarının kim olduklarının tespit edilmesinin sağlanması, suça konu cep telefona dair olayı aydınlatıcı şekilde delil bulunamadığı taktirde Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak; suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gözetilmeden eksik araştırma ile mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Yasa'nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Gaziantep Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 22.01.2025 tarihinde karar oy birliğiyle verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/2402, K. 2025/946, T. 22.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-2402-e-2025-946-k-9259d5edb803