Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/10665 E. 2024/12315 K. – Şantaj
Konu: Şantaj
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10665
- Karar No
- 2024/12315
- Karar Tarihi
- Konu
- Şantaj
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4976 E., 2019/3540 K. SUÇ : Şantaj HÜKÜM : İlk derece mahkemesince kurulan beraat hükmü kaldırılarak kurulan mahkûmiyet hükmü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafii ile katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Bölge Adliye Mahkemesinin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarih, 2015/8-656 Esas ve 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2018/4976 Esas, 2019/3540 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 303/1-h maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa bildirilmesine,(bildirildi)” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.