Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/13452 E. 2013/25727 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/13452
- Karar No
- 2013/25727
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmolunan cezanın miktarına göre sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE, Sanıklar ... ve ...'ın adli sicil kaydında yer alan mahkumiyet kararlarının kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir örnekleri denetime olanak verecek şekilde getirtilip sonucuna göre sanık hakkında TCY'nın 58.maddesi uyarınca değerlendirme yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCK'nın 220/1. madde ve fıkrasında tanımlanan suç işlemek amacıyla kurulan örgütün, araç, gereç ve üye sayısı bakımından amaç suçları işlemeye elverişli, hiyerarşik bir yapı içerisinde sürekli ve disiplinli bir işbirliğini öngörmesi ve yasalarda suç olarak sayılan fiilleri işlemek amacıyla oluşturulmuş bulunması gerektiği; suç işleme amacıyla örgüt kurmakla suçlanan sanıkların devamlılık içeren kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacı ile bir araya gelip aralarında sıkı veya gevşek hiyerarşik bir bağın bulunduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı gibi telekomünikasyon yoluyla iletişimin kayda alınmasına ilişkin tutanaklarda sadece sanık ...'in yakınan ...'ın arabası ile ilgili olarak yakınanın akrabası olduğu anlaşılan kişi ile görüştükten sonra sanık ...'i arayarak araç ile ilgili olarak devreye girme konusunu sorması dışında bir bulguya rastlanmadığından, sanıkların üzerlerine atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurup yönetmek suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle, atılı suçtan sanıkların beraatleri yerine mahkumiyetlerine hükmedilmesi, 2-Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik hırsızlık, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik yağma, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 220/5.maddesi delaletiyle örgüt faaliyeti çerçevesinde atılı suçları işledikleri yönünde karar verilmiş ise de, sanıklar hakkında örgüt suçundan verilen bozma kararı doğrultusunda eylemlerini iştirak halinde işledikleri anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 37/1.maddesi ile hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu, 3-Katılan ...'e yönelik hırsızlık ve yağma suçlarının incelemesinde; a-Sanık ...'ın yakınan ...'in aracını çaldığı tarihte güneşin saat 17:31'de battığı, hırsızlık eyleminin yakınanın anlatımına göre saat 20:35-23:30 arasında gerçekleştiği ve suçun anılan Yasanın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Yasanın 143/1. maddesinin uygulanmaması, b-26.10.2005 tarihinde katılan ...'in aracının çalınmasından sonra sanık ...'ın yakınanla irtibata geçerek 2.000 TL karşılığında aracı bulup getirebileceğini, paranın verilmemesi durumunda ise aracının hurdaya çıkarılacağını söyleyerek 1.300TL'yi aldıktan birkaç gün sonra, yakınanın aracını ...-... Köyü karayolu üzerine terk edilmiş olarak bulduğu, Derik Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.07.2007 tarih ve 2006/49-2007/87 sayılı kararı ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan beraat kararı verilip iddianamede aracın hurdaya çıkarılacağına ilişkin ibare olmadığından eylemin 5237 sayılı TCK'nın 148/1.maddesine girme ihtimaline binaen Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu, bu eylem ile ilgili olarak soruşturma devam ederken sanık ..., Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 04.07.2006 tarihinde verdiği ifadesinde, ... ilçesinde sanık ... ve oto tamircisi olan ... isimli kişilerin hırsızlık yaptığını, oto tamircisi olan ...'ın işyerinde tanıştığı sanık ...'ın kendisine, 5-6 ay öncesinde ...'te beyaz renkli Toros marka aracı çaldığını, sahibine vermesi için amcasının oğlu olan sanık ...'a teslim ettiğini, para karşılığında da ...'in aracı sahibine verdiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik hırsızlık; sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik yağma suçlarını işlediklerine ilişkin, hükümlülüklerine yeterli, kuşkudan uzak, kesin, inandırıcı ve hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden, yüklenen suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, c-Katılan ...'e karşı sanık ... tarafından işlenen yağma eyleminin, katılan ve tanık ...'in ifadelerine göre sanığın evinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 149/1-d maddesi ile hüküm kurulması yerine 149/1-c maddesinin uygulanması, ayrıca örgüte yarar sağlamak amacıyla işlendiğine ilişkin yeterli delil olmadan 5237 sayılı TCK'nın 149/1-g maddesi uygulanarak birden fazla nitelikli hal bulunması sebebiyle takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılması, Bozmayı gerektirmiş sanıklar ... ve savunmanı, sanıklar ..., ..., ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.