Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/10601 E. 2013/24238 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/10601
- Karar No
- 2013/24238
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; I-Sanık ... hakkında, yakınan ...'e yönelik kurulan hükmün incelenmesinde; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... hakkında yağma suçu bakımından duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede; Sanıklara yükletilen dava konusu eylemin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği, İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçun sanıklar tarafından işlendiği, Kovuşturma aşamasında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği, Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği, Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezaların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz dilekçesinde ve sanık ... savunmanının duruşmada ileri sürdüğü tüm temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından; yargılama giderlerine ilişkin ''yargılama giderinin sanıklardan eşit oranda tahsili'' cümlesinin çıkarılarak yerine, “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderleri oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkında, yakınanlar ... ve ...'ya yönelik kurulan hükmün incelenmesine gelince; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve yağma suçu yönünden sanık ... hakkında duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Oluş, yakınanların anlatımları ve dosya içeriğine göre; sanık ...'in, yakınan ...'den suça konu telefonu yağmalamasından sonra telefonda ismi bulunan mağdur ...'ü arayıp kendini ... olarak tanıtarak yakınan ...'ün nişanlısı olduğunu belirtip ''neden nişanlıma aşk mesajları atıyorsun, seni bulursam öldürürüm'' diyerek buluşma teklif ettiği; sanıklar ... ve ...'ın fikir ve eylem birliği içinde, mağdur ...'la 09.10.2012 günü ... Cafe'de gece vakti 19.30 sıralarında buluştukları, bir saat kadar oturdukları, sanıkların mağdur ...'a, '' Bu bir namus meselesidir bunun bir bedeli var, senin de çoluğun çocuğun varmış, 10.000 TL para vereceksin '' dedikleri, parayı bulamayan mağdurun diğer mağdur ...'dan yardım istediği, mağdur ...'in, sanık ...'i arayıp ''Damadımı rahatsız etmeyin benimle muhatap olun'' demesi üzerine sanıkların ''Bu bir namus meselesidir, aslında damadını öldürmemiz lazım,...'' diyerek bu işin kapanması için 10.000 TL para vermesi gerektiğini ifade ettikleri, mağdur ...'in sanıklarla buluştuğu, sanıkların aynı talepte bulunmalarından sonra, mağdur ...'i tekrar arayıp, ''Artık bu parayı biz senden alırız'' dedikleri, mağdur ...'in, olayı kolluk güçlerine ihbarı üzerine seri numaraları alınmış paralarla olay yerine gidip sanık ...'e parayı vermesinden sonra diğer sanıkla yakalanması biçiminde gerçekleşen olayda; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/10/2011 gün, 6/166-213 ve 07.02.2012 gün, 6/332-21 sayılı kararları ışığında; sanıkların yukarıda anlatılan biçimde, baştan beri istedikleri 10.000 TL'yi almak için kastlarını özgülediklerinin anlaşılması karşısında; eylemlerinin bir bütün halinde tek yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Yağma suçu birden fazla kişiyle, işyerinde ve gece vakti işlendiğinden; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (d) ve (h) bendleriyle de uygulama yapılması ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz dilekçesinde ve sanık ... savunmanının duruşmada ileri sürdüğü tüm temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 04.12.2013 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'in katıldığı oturumda, sanık ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.