Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/4003 E. 2013/2201 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/4003
Karar No
2013/2201
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Konut dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanığın,hırsızlık amacıyla girdiği yakınanın evinden ziynet ve diğer eşyayı aldıktan sonra evden çıktığı,eklenti niteliğinde bulunan merdiven boşluğunda karşılaştığı yakınanı bıçak ile tehdit etmek suretiyle eşyayla birlikte olay yerinden uzaklaştığı; 5237 sayılı Yasada yağma eyleminin konutta işlenmesi suçun nitelikli hali olarak düzenlendiğinden, yağma suçunun anılan Yasanın 149/1-d maddesi kapsamında gerçekleştirildiği durumda, ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulamayacağı; Ceza Genel Kurulunun 27.1.2009 gün ve 2008/6-2003 esas ve 2009/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCY'nın 149/1-d maddesinin yağma suçunun konutun içerisinde işlenmesi durumunda uygulanabileceği, eklentide işlenmesi halinde anılan maddenin (d) bendiyle uygulama yapılamayacağı; somut olayda yağma eyleminin eklenti niteliğindeki merdiven boşluğunda işlenmesinden dolayı TCY'nın 149/1-d maddesi ile uygulama yapılmaması nedeniyle, yağma suçunun yanında ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçunun da oluşacağının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden bozma isteyen düşünce benimsenmemiş,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak; 1- Yakınanın, Ankara 12.Asliye Ceza Mahkemesince yapılan 17.4.2009 günlü oturumdaki anlatımında: “olay nedeniyle yaklaşık 3.500 TL zararının olduğunu, bu zararın kısmen karşılandığını, yaklaşık 2.000 TL'lik zararının karşılanmadığını” beyan etmiş olmasına karşın, Ağır Ceza Mahkemesince yapılan 5.5.2011 günlü oturumdaki anlatımında: “herhangi bir iadenin söz konusu olmadığını” beyan etmiş olduğunun anlaşılması karşısında; yakınanın anlatımları arasındaki çelişkinin giderilerek,kısmi iadenin bulunması halinde;iadenin ne surette ve ne zaman gerçekleştiği, yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği de sorularak sonucuna göre, yağma ve mala zarar verme suçları yönünden 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Tekerrüre esas alınan Ankara 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1039-944 Esas ve Karar sayılı ilamın kesinleşme tarihinin,yargılama konusu suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, adli sicil kaydında yer alan hükümlülüklerinden yalnızca Ankara 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/145-216 Esas ve Karar sayılı ilamın tekerrüre esas olduğu gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması,

3- 5271 sayılı CMK'nın 253/4.maddesinde belirtildiği şekilde Cumhuriyet Savcısı tarafından kolluk görevlisine, yakınanın ifadesi alınırken uzlaşma teklifinde bulunulması hususunda verilmiş bir talimatın olduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığı halde; konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden soruşturma ve kovuşturma aşamasında, anılan Yasanın 253 ve 254.maddeleri gereğince uzlaşma hükümleri değerlendirilmeden, yakınanın kollukça alınan ifadesinde uzlaşmak istemediğine ilişkin beyanı ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/4003, K. 2013/2201, T. 11.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-4003-e-2013-2201-k-f1a73b4446e1