Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/13930 E. 2013/3382 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/13930
- Karar No
- 2013/3382
- Karar Tarihi
Silahla yağma suçundan sanık ...’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a-c-h, 149/1-a-c, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 5 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/11/2006 tarihli ve 2006/320-563 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanun’un 99. maddesi gereğince 11 yıl 3 ay hapis olarak içtimasına ilişkin aynı Mahkemenin 26/11/2010 tarihli ve 2010/1251 değişik iş sayılı kararının infazı sırasında, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07/03/2011 tarihli ve 2011/749 ilâmat sayılı müddetnameye hükümlü tarafından yapılan itirazın kabulüne dair Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 11/07/2011 tarihli ve 2011/837 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine İlişkin ALAŞEHİR Ağır Ceza Mahkemesinin 26/01/2012 tarihli ve 2011/1173 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 21/05/2012 gün ve 2012/8743/29607 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/06/2012 gün ve KYB/2012/145024 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 19/06/2012 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.”, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesinde yer alan "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur," şeklindeki düzenlemeler karşısında, sanığın koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasının lehine olan 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanun’a göre yapılarak müddetname düzenlenmesine göre, sanığın 5275 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 107/5. maddesinde yer alan “Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onsekiz yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.” hükmü uyarınca koşullu salıverilme süresinin belirlenmesine karar verilmesi karşısında karma uygulama yapılamayacağı, dolayısıyla anılan Kanun hükümlerinin birlikte tatbik edilemeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hükümlü ... hakkında Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 26.01.2012 tarih ve 2011/1173 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.