Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/6528 E. 2013/25648 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/6528
- Karar No
- 2013/25648
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde: Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 179/1. maddesindeki hürriyeti tahdit suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 109/1, 110/1., 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 10.04.2003 tarihinden inceleme gününe kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde: 1412 sayılı CMUK'nın 326/2. maddesinde (5271 sayılı CMK'nın 307/2) "...Ancak sanık hakkında verilecek ceza bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir." biçimindeki savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan yasanın emredici kuralına uyulması gerekirken, sanık ...'in aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle anılan yasa maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.