Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/6226 E. 2011/46569 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/6226
- Karar No
- 2011/46569
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, cinsel istismar, hürriyeti tahdit, suç eşyasını kabul etmek HÜKÜM : Kısmen ceza verilmesine yer olmadığı, kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında suç eşyasını kabul etmek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve 5271 sayılı CMK.nun 264/1. maddesi uyarınca sanık savunmanı yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Yasanın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE, II- Sanık ... hakkında yakınan ...’ya yönelik yağma, yakınan ...’a yönelik cinsel saldırı suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde, Sanığın diğer sanıkla birlikte yakalandıklarında cep telefonu sattıkları yeri göstererek teslimini sağladıkları, ancak yağmalanan eşyalardan olan 50 TL ile ilk başta alınan 4-5 TL’nin iade edilmemesine rağmen kısmi iade koşullarının işletilmesi yerine yazılı şekilde tam iade hükümlerinin uygulanması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. ./.. -2- Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ... ve savunmanı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA, III- Sanık ... hakkında yağma, hürriyeti tahdit suçlarından kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar ile, sanık ... hakkında yakınan ...’a yönelik yağma, her iki yakınana yönelik işlediği hürriyeti tahdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...’ın diğer sanıkla birlikte gece vakti yakınanlara yaklaşarak iki gündür sokaklardayız karnımız aç diyerek 4-5 TL para istedikleri, yakınanların da belirtilen miktarda parayı çıkarıp verdikleri, bu esnada sanık ...’nın yakınan...’ın cüzdanındaki paraları görünce tehdit ederek yakınan ...’ın 50 TL, yakınan...’ın 20 TL’sini ve cüzdanını aldıkları, her iki sanığın yakınanları yanlarına alarak zorlamak suretiyle yürümeye başladıkları bir ara taşlık bir yere oturdukları, burada sanık ...’nın tehdidiyle yakınanların cep telefonlarını ve yakınan ...’ın kredi kartını aldıkları, bir süre daha yürüdükleri sırada sanık ...’nın yakınan ...’ı tenha bir yere götürerek benimle ilişkiye gireceksin deyip pantolonunu çıkardığı, bu sırada anılan yakınanın kaçarak bir dolmuş taksi çevirip diğer yakınana doğru gelerek onu da alıp uzaklaştıkları, sanık ...’ın eylemler sırasında zaman zaman diğer sanığa müdahale edip “ bu kadar yeter paranın bir kısmını onlarda kalsın, çocukları fazla hırpalama” şeklindeki sözleri sarfettiği, yakınan ...’ın 16.12.2008 tarihli canlı teşhis tutanağında sanık ...’ı göstererek kendisini kolundan tutup zorla götüren şahıs olduğunu belirtmesi, yakınan ...’ın da mahkemedeki ifadesinde sanık ...’ın diğer sanığın yanında olmasaydı biz o kadar korkmazdık ve diğerine müdahale edebilirdik şeklindeki beyanları, sanık ... yakalandığında yakınan ...’a ait cüzdanın üzerinde ele geçirilmesi ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde;bir başkasının kendisinin veya yakınanın hayatına vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Cebir artı tehdit ile malın alınması veya teslime zorlanması söz konusudur. İcrâî hareketle işlenebilen bir suçtur. Yağma suçunun maddi unsuru hareket kısmıdır.Malın her ne sebeple olursa olsun bu şekilde alınması yağma suçunu oluşturur. Bilindiği üzere subjektif sorumluluğun ilk şekli olan kast 5271 sayılı TCK.nun 21. Maddesinde yer almıştır. Kast suçun maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi olarak tanımlanmıştır. O halde bilme ve isteme kastın unsurlarıdır. Kast kişi ./.. -3- ile işlediği suçun maddi unsurları arasında psikolojik bağı da ifade etmektedir. Hareket ve kast birlikte olmalıdır. Failin iç dünyasını ilgilendiren kast failin olay öncesi failin iç dünyasını olay öncesi olay sırası veya olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. Sanığı harekete geçiren etken saik psişik olgunun irade aşamasıdır. Sosyal ilişkilerin ve dışa vurmuş hareketlerin disiplini olan hukuk, ceza normunun ihlaline etki yapmadıkça faillin zihni ve ... durumu ile uğraşmaz. Suçun işlendiği zaman failin öngörü ve irade ile hareket etmiş olması yeterlidir. Failin iç dünyasını ilgilendiren kastın niteliğini belirlemeyi bilmesi için dış dünyaya yansıyan davranışlardan hareketle sonuç çıkarmak olanaklıdır. Bu bağlamda failin olay öncesi, olay sırasında ve olay sonrası davranışları kastın belirlenmesinde ölçü alınır. 5237 sayılı yasada yapılan düzenlemede iştirak şekilleri fiilin işlenişi üzerine kurulan hakimiyet ölçü alınarak belirlenecektir. Suçu işleyen birden ziyade fail olursa her biri, müşterek fail olarak sorumludur. Müşterek faillikte birlikte suç işleme kararı yanı sıra fiil üzerinde ortak hakimiyet kurdukları için her bir suç ortağı fail statüsündedir. Buda suçun işlenmesindeki katkı ve rolleri ile belirlenir. Bu durumda fiilin icrası veya sonuçsuz kalması ortak faillerden her birinin elinde bulunmaktadır. Failler arasındaki işbirliği suçun işlenmesini kolaylaştırmakta, failler daha kolay ve rahat hareket etmektedir. Faillerin hareketlerinin başlangıç anı farklı olabilir. Ancak belli bir aşamadan sonra birlikte devamı gerekmektedir. Bu bağlamda yukarıda anlatıldığı şekilde olayın gelişimi dikkate alındığında sanık ...’ın diğer sanıkla birlikte, yüklenen yağma ve hürriyeti tahdit suçlarını işlediği ... olduğu halde koşulları oluşmamasına rağmen 5237 sayılı Yasanın 28. maddesiyle yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, 2- Sanık ...’un diğer sanıkla birlikte yakalandıklarında cep telefonunu sattıkları yeri göstererek teslimini sağladıkları, ayrıca yağmalanan 20 TL ile yağmalanan cep telefonu bedelinin mahkeme aşamasında posta havalesi yoluyla gönderildiği, ancak yakınanın kredi kartının ve ilk başta alınan 4-5 TL’nin iade edilmemesine rağmen kısmi iade koşullarının işletilmesi yerine yazılı şekilde tam iade hükümlerinin uygulanması, 3- Sanık ... yönünden her iki yakınana yönelik işlediği hürriyeti tahdit suçu için 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine göre usulünce açılmış kamu davası bulunmadığı halde ek savunma hakkı ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan ... vekili, katılanlar ..., ... vekili, katılan ...’nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.11.2011 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...