Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/19497 E. 2012/19883 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/19497
Karar No
2012/19883
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1-son, 81/2-3. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair BALIKESİR 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2001 tarihli ve 2000/1422 esas, 2001/922 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren lehe kanun hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda malın değerinin azlığına rağmen aynı suçtan mükerrirlik hususunun yer almadığı ve bu durumun sanık lehine olduğundan bahisle sanığın 765 sayılı Kanun'un 492/1, 5237 sayılı Kanun'un 145. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 15/06/2005 tarihli ve 2000/1422 esas, 2001/922 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 23/08/2011 gün ve 2009/10817/44222 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2011 gün ve 2011/270854 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 17/10/2011 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesinde, 2- 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı infaz aşamasında, kazanılmış hakkın suçun nitelendirilmesi ve uygulanan kanun maddeleri yönünden olmayıp cezanın süresi yönünden olması gerektiği gözetilmeden kesinleşen karardaki uygulama maddesi de değiştirilerek, karma uygulama yapılmasında, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Kanun Yararına Bozma istemine konu Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2005 tarih ve 2000/1422 esas ve 2001/922 sayılı Ek kararı ile verilen hükümde, “ Yasa yolu açık olmak üzere karar verildi” şeklinde yazılması suretiyle yasa yoluna başvuru şekli ve süresinin usulüne uygun olarak gösterilmediği, hükümlüye yapılan tebligatta da yasa yoluna başvuru şekli ve süresini içerir şerhin bulunmadığının anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1- Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2005 tarih ve 2000/1422 esas ve 2001/922 kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2- Hükümlü ...'nun anılan karara karşı; “başvurabileceği yasa yolunun temyiz, merciinin ilgili Yargıtay Ceza Dairesi, sürenin ve başlangıcının kararın tebliğinden itibaren bir hafta, başvurunun kararı veren Mahkeme ya da dengi diğer bir Mahkemeye dilekçe ya da tutanak yazmanına sözlü olarak yapılabileceği” hususlarını gösterir biçimde açıklamalı olarak yeniden yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarlarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/19497, K. 2012/19883, T. 12.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-19497-e-2012-19883-k-24761783cbb7