Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/31350 E. 2013/17313 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/31350
Karar No
2013/17313
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Kısmen mahkumiyet, kısmen beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçu nedeniyle verilen hükme yönelik sanık savunmanı tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; 28.02.2008 tarihinde savunmanının yüzüne karşı açıklanan hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 310.maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 15.04.2008 tarihinde temyiz ettiğinden; ayrıca temyizin "beraat" kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmesinde de hukuki yarar bulunmadığından sanık ... savunmanının temyiz isteminin anılan Yasanın 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II-Sanık ...hakkında hırsızlık suçu nedeniyle verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan ve sanık ... hakkında hırsızlık suçu nedeniyle verilen beraat kararına yönelik katılan vekili tarafından temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 1-Sanığın, olay tarihinde katılanın iş yerine diğer sanıkla birlikte geldiği, burada müşteri gibi davranıp çok fazla sayıda bilezik inceleyerek katılanın çalışanı olan tanık ...'i oyaladıkları, sanığın doğrudan eyleme katıldığı, suç arkadaşının 2 adet bileziği almasından sonra birlikte iş yerinden ayrıldıkları, bu durumun iş yeri güvenlik kamerası görüntüleriyle de belirlendiğinin anlaşılması karşısında; sübut bulan suçtan sanık ...'ün hükümlülüğü yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde beraatine karar verilmesi, 2-Somut olayda sanık ...'ın suç arkadaşı ... ile, yakalandıktan sonra soruşturma aşamasında 11.05.2007 tarihinde katılanın iş yerinden çaldıkları 2 adet bileziğin değeri olan 1.200 TL paranın sanıklar savunmanı tarafından Adli Emanet Memurluğu hesabına yatırıldığı, karardan sonra katılan vekilinin anılan parayı mahkemeden talep ettiği, bu şekilde iadenin gerçekleştirildiği anlaşıldığından, sanığın cezasından 5237 sayılı TCK’nın 168/1.maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, yerinde olmayan “sanığın eski eşi tarafından paranın ödendiğinden sonradan haberdar olması, bizzat pişmanlık göstermemesi” gerekçeleri ile anılan Yasa maddesinin uygulanmamasına hükmedilmesi, 3-Sanık ...'ın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin ve sanık ...savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/31350, K. 2013/17313, T. 16.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-31350-e-2013-17313-k-476f74e38247