Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/29291 E. 2013/23661 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/29291
- Karar No
- 2013/23661
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma teşebbüs, Yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Kısmen beraat, Kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2006 tarih 2006/4282 soruşturma, 2006/1226 Esas ve 2006/135 İddianame numarası ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında 6136 Yasanın 13/1.maddesine aykırılık ve ayrıca sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nun 149/1-a,c, 35.maddesinde düzenlenen yağmaya teşebbüs suçlarından cezalandırılması için iddianame düzenlendiği halde söz konusu suçlar için hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı içerisinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür. 1- Sanıklar ... hakkında yağmaya teşebbüs ve yaralama suçlarından ve ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: 08.12.2006 tarihli oturumda, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında şikayetçi olmadığını bildirerek 5271 sayılı CMK’nın 238. maddesine göre, davaya katılmamış ve adı geçen sanıklar yönünden katılan sıfatını kazanarak temyiz yetkisini elde etmemiş olan katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Katılan vekilinin temyiz isteminin diğer sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat kararlarına yönelik olduğu anlaşılmakla, sadece sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz taleplerine yönelik olarak yapılan incelemede; Sanık ... hakkında, yakınana yönelik yaralama suçunda azmettireni göstermesi nedeniyle cezasında indirim uygulaması yapılırken TCK.nun 38/3. maddesinin gösterilmemesi yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiştir. Sanık ...'ın adli sicil kayıtlarında yer alan, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2005 gün 2002/12- 2002/39 karar sayılı ve sanık ...' ın Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2005 gün 2004/72- 2005/187 karar sayılı kararına konu mahkumiyet hükmü esas alınarak haklarında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, mağdurun yaralanması suçunun sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte aynı anda ve eylem bütünlüğü içerisinde el ve işbirliğiyle hareket edilmek suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında, bu suç için kurulan hükümde sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39. maddesi ile uygulama yapılması ve sanıkların, tabanca ile ateş ederek katılanın yaşamını tehlikeye sokan ve kemik kırığına da neden olan yaralama eylemlerinden dolayı, 5237 sayılı TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri gereğince ceza tayini yerine 19.12.2006 tarihine kadar olan dönemde 5237 sayılı TCK'nun 87. maddesinin 3. fıkrasının aynı maddenin bir ve ikinci fıkrasına girmeyen hallerde uygulanabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde 5560 sayılı kanunla değişiklikten önceki TCK'nun 87/3. maddesi ile uygulama yapılarak sanıklar hakkında eksik cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; TC.Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanının ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanık ...' dan alınmasına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderlerine ilişkin” bölüm çıkartılarak yerine “Bu dava nedeni ile, sanıkların yargılama gideri olarak sarfına neden olduğu 78, 20 TL posta, 44,00 TL çağrı kağıdı olmak üzere toplam 122,2 TL Mahkeme masrafından, 40,74 TL sanık ...' dan, 40,73 TL sanık ...'dan, 40,73 TL sanık ...'dan, alınarak hazineye irat kaydına” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.