Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/28976 E. 2013/17935 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/28976
- Karar No
- 2013/17935
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Müşteki ...’ın tanık olarak beyanları alınan ...’na bir araba alım satımı nedeni ile 7000 TL borçlandığı, bu parayı nakit olarak ödeyememesi üzerine, ...’nın da ...’tan bir galeriden araç alıp kendisine vermesini istediği, ...’nın istediği aracın 9000 TL olması sebebi ile ...’a Sanık ...’den aldığı 2000 TL’yi verip galeriye gönderdiği, ...’ın ise galeriye gitmesine rağmen aracı almadığı gibi bu 2000 TL’yi de alarak kaçtığı, ...’nın 03.05.2005 günü ...’tan dolandırıcılık iddiası ile şikayetçi olduğu şikayetinde sonradan verdiği 2000 Lira’nın kendisine ait olmadığını ve arkadaşından aldığını da beyan ettiği, hakkındaki şikayeti öğrenen ...’ın yakınana parasını ödeyeceğini söyleyerek şikayetinden vazgeçirdiği, ancak yine de parayı ödemediği, sanık ...’un ise ...’ı arayıp kendisinin verdiği 2000 TL’yi tehdit yolu ile istediği, ayrıca dinlenen tanık ... ile de haber göndererek parasını istediği, yakınanın abisinin ve babasının da ...’un parasını istediğinden haberdar oldukları, Müştekinin 18.02.2008 tarihli oturumda alınan beyanlarında sanığın kendisini 2000 TL için tehdit ettiğini ve bu parayı ...’ya değil kendisine vermesi gerektiğini beyan ettiğininin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 150/2.maddesi delaleti ile anılan yasanın 106/1.maddesindeki tehdit (765 Sayılı TCK’nın 308. maddesinde düzenlenen kendiliğinden hak alma) suçunu oluşturduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 308/2, 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 150/2.maddesi delaleti ile 106/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin suçun işlendiği 03.05.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.